İkinci kez okuduğum kitap hakkında değişen tek düşüncem yok. Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah' ı bir roman olarak okursanız etkilenebilirsiniz ama genel anlamda birazda tarih bilgilerinizden şüphe duyup sorgulayarak okumak isterseniz Selçuklu Hükümdarlarının ve Türklerin nasıl asagilandigini okuduğunuzda, aynı zamanda yazarın Amerikan sempatizanı olduğunu sezdiginizde kitaba bakış açınız değişebilir ve sinirlenerek sırf bir kitabı yarım bırakmamak için okumayı sürdürebilirsiniz, benim gibi. 1072'de Semerkant'ta başlayan Rubaiyat serüveni 1912'de nisan ayında Titanik gemisinin batmasıyla sular altında sonsuzlukta kayboluyor. Güya kitabın peşine düşen, durmadan tehlikeye ve maceralara atılan Benjamin, nedense kitaba ulaştığında o heyecana ulastigini hissettiremiyor satirlarda. Açıkçası beni hayal kırıklığına uğratan bir kitap, Semerkant.
Bunun dışında olaydan olaya ani gecisler bazı kopukluklara sebep olsa da yazarın dili bu kitabı kurtaran en büyük unsur bence.
Okumak isterseniz, keyifli okumalar şimdiden.