Rabbena! Rahmetinle kirini yıka insanoğlunun. Ayıplara batmış, şirke düşmüş, günah yaraları ile oyuk oyuk olmuş şu zalim yürekleri yıka. Akla ve pakla bu tecelliyi Ya Hayy!
Bahçeli bir ev... Gürültüden uzak, kalabalıktan arınmış... Huzuru sevenler için muhteşem bir şey değil mi?
Sevgili Ergün de eşi Hilal ve oğlu Umutla birlikte huzur içinde yasamak için hevesle bahçeli bir ev alır ama hevesi kursağında kalır. Kader'in eski eşinin gizemli ölümü hem de Ergün 'ün yeni aldığı bahçeli evde cesedinin bulunmasıyla dünya tepetaklak olur. Kendi halinde yaşantısı olan avukatın başına gelenleri okurken "yok artık, bu da mı seni buldu!" diyeceğinize eminim.
Bana kalırsa yaşadığı herşey avukatımız Ergün'ün iyi niyetinden kaynaklanıyor. Kimsenin kötü olabileceğine ihtimal vermiyor. Ama ailesini korumaya ve eşini tedirgin etmemeye çalışırken söylediği yalanlar yüzünden de burnu b* k çukurundan çıkmıyor.
Neyse ki avukat eşi bütün hatalarına rağmen Ergün'ün yanında. Herşeyden önemlisi onu çok seviyor. Sadece eşi mi? Asla!!! Neriman, Kader, Tahsin ve Can Bozan...
Kitabı okuyunca hayatınızı güzelleştiren bir eşin; sadece iyi günde değil kötü gününüzde de sizi yalnız bırakmayan dostlarınızın varlığını, kıymetini; sevmekten daha çok sevilmenin yaşattığı mutluluğu daha iyi yaşayacaksınız.
Yine belirtmeden geçemeyeceğim sosyal medyadan tanıdığım Ergün Kazanır in kitaplarını okurken sanki karşılıklı oturmusuz hikayesini kendisinden dinliyorum gibi hissediyorum. Bu da onun samimi ve doğal bir insan olmasından kaynaklı bence.