Nurcan Süer

Nurcan Süer
@SNrcn
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
İstanbul
26 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·120 syf.··
2024 6. kitabı
14 yüzyılda yaşamış türk İslam sosyoloğu... Yaşadığı devrin durumunu, siyasal yapısını birçok açıdan gözlemlemiş ve bunu bizlere sunmuştur. İbni Haldun'un gerek devlet gerekse toplum için söylediği her şeyin bugünde geçerliliğini koruması onu incelemek için ayrı bir sebep ortaya koymaktadır. Fikirleri ile Karl Marx'ı etkilemiştir. Devlet çevresindeki birtakım kimseleri önemli idare noktalarına getirir. Bunlar işinin ehli olmayan kimselerdir. Bir süre sonra bu kimseler ve devleti idare edenler çevrelerini kayırmaya başlar. Ceplerini doldururlar bu onlara tatlı gelir. Halk ise devlet için çalışır. Lakin bir süre sonra tepedekiler o kadar çok yer ki halkin çalışması boşa kalır ve halk fakirlesir. Devlet arada oluşan açığı kapatmak için vergi uygular. Bu kez toplumsal ve ekonomik kaos ortaya çıkar. Kendi kelimelerimle mukaddimeden anlattım. Nasılda ayna tutulmuş bugüne ...
İbni Haldun - Coğrafya KaderdirMesud Topal · Destek Yayınları · 20212,738 okunma
Reklam

Nurcan Süer

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
2024 6. kitabı
Mesud Topal
8.3/10 · 2.738 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 4. kitabı
Bilmeden önce anlamak gerekli der Mansur. Manayı, eşyayı bilmeden önce anlamak gerekir Birçok düşüncesini gerçeklik felsefesine dayatır. Gerçeklik onun dilinde yaradana ulaşmaktır. Her şey Ondan geldi ve yine Ona dönecektir. Benliğini Onda yok etmektir Onunla bir olmaktır. Gerçek olan budur. Enel Hakkı bilmeden önce anlamak lazım gelir...
Cehennem Acı Çektiğimiz Yer Değil Acı Çektiğimizi Kimsenin Bilmediği YerdirHallac-ı Mansur · Destek Yayınları · 20254,041 okunma
Eylül
Puan vermedi·264 syf.··
2024 3. kitabı
Öncelikle yayınevine teşekkür etmek istiyorum. Eski kelimelerle dolu kitapta okudukça insan kendini mest olmuş sanıyor. Serveti Fünun dönemi romanlarından olan Eylül birçok açıdan okuru sarıp sarmalıyor. Döneme dair, dönem İstanbul'una, sosyal hayata, yalı hayatina, yasak aşka dair öğeler barındırıyor. Tanzimat dönemi kadınlarının giydiği gibi bu dönemde de kadinlarin sosyal hayatta çarşaf giydiklerini görüyoruz. Kadınların piyano gibi müzik aletleriyle ilgilendiklerini ve yazarın aşk için musikiyi bir bağ olarak kullandığını görüyoruz. Yazar düşüncelerini derinleştirmek ve anlatımı kanıtlamak için sürekli benzetmelerden yararlandığını görüyoruz. Romanda syf 150, ye gelene kadar genelde Necib'in dusunceleri etrafında roman kalame alınmış. Suad ve Süreyya tarafından düşünceler eksik kalmış. Bu da romanda okurun kopuk bir zihinle romana hakim olmasini engelliyor. Diğer bir husus ise Suad'ın namuslu bir kadın olup yazar tarafından bu şekilde adledilip ancak yasak aşk yaşaması... Yazar Suad'ın namuslu olduğunu belirtmiş ve bunu kanıtlamak içinde sürekli destekleyici cümleler kullanmıştır. Sayfa 172 de örneği mevcuttur. 194, te de yine yasak aşkı meşrulaştırmaya çalıştığını görüyoruz. Romanın sonunda her iki aşığın yanarak öldügünü görüyoruz. Burada o dönem romanlarına baktığımız zaman Aşkı memnu buna dahil yanlış yapanların er gec cezalandırıldığını görüyoruz. Her ikiside yasak aşkın bedelini yanarak ödüyorlar. Roman dil olarak okuru mest ediyor. Benzetmeler tamlamalar kullanilan geniş kelime haznesi.. Yazar psikolojik romanını bu geniş kelime haznesiyle ve benzetmelerle saha kaldırmış diye biliriz.... Sayfa 148 Eylül ismine hitaben; Eylül ayında yapraklar dökülür. Bahar ve yazın yeşillenen yapraklar eylülde dökülür ve çürür. Her şey çürür. Müthiş bir benzetme. Aşkları
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Yapı Kredi Yayınları · 202449,9bin okunma