Seni olduğun gibi sevmiştim, farklı olmanı da asla istemezdim, tam olarak sebeplerini bilmeden sevdim seni, zamanla öğreneceğime inandım; belki bu aşkı doludizgin yaşarken kimi zaman, beni, bizi ayıran her şeyi kucaklayacak kadar sevip sevmediğini sormayı unuttum sana. Belki de sormama fırsat vermeyen sendin, aynı soruyu kendine sormaya da fırsat vermedin.
İnsanın hayal kurarken gün ışığına hiç ihtiyacı olmadığını, gerçeğin parlak ışığına maruz kaldıklarında, hayallerinin yok olması için onlardan bir saniye olsun vazgeçmenin yeterli olduğunu oldum olası bilirdi Julia.
"Sen, özgürlüğüne giden sokaklardan geçerek şehri dolaşıyordun, bense sana doğru yürüyordum, beni daha da ileri gitmeye iten şeyin ne olduğunu bilmeden anlamadan yürüyordum..."