Murat direğini kucakladığında elleri birbirine kavuşan kişinin her isteği yerine gelirmiş.
Bunu duyan Hakan, onlara mihmandarlık yapan yaşlı köylünün kınayıcı bakışlarına aldırmadan sarılmış direğe. Oğlanın kolları gerçekten de çok uzundu ama direk öyle kocamandı ki ancak yarısını kucaklayabilmişti.
"kolların birbirine kovuşsa ne dileyecektin? " diye sormuş Melis.
Delikanlı gözlerini Melis'e dikerek."seni." demişti...
Hem aşk geçici bir deliliktir, bir yanardağ gibi patlar ama sonra yatışır. Hızını aldığı zaman şuna karar vermelisin. Acaba kökleriniz birbirine karıştı, ayrılmayacak kadar kaynaştı mı? İşte sevgi budur. Sevgi soluk soluğa kalmak, yürek çarpıntısı, ezeli tutku sözleri vermek, günün her saatinde çiftleşmeyi arzulamak demek değildir. Gece uyanık kalarak vücudunun her kıvrımını öptüğünü düşlemek değildir. Bu aşık olmaktır sadece, her budala birine tutulabilir. Sevgi, aşk ateşi sönünce geriye kalan duygudur; hem bir sanat hem de bir kaza.”