Murat direğini kucakladığında elleri birbirine kavuşan kişinin her isteği yerine gelirmiş.
Bunu duyan Hakan, onlara mihmandarlık yapan yaşlı köylünün kınayıcı bakışlarına aldırmadan sarılmış direğe. Oğlanın kolları gerçekten de çok uzundu ama direk öyle kocamandı ki ancak yarısını kucaklayabilmişti.
"kolların birbirine kovuşsa ne dileyecektin? " diye sormuş Melis.
Delikanlı gözlerini Melis'e dikerek."seni." demişti...
Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan, çocukları bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman bir insanın doğruluk adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan büyük bir kötülük yoktur.
"Satranç hayat gidibir David," demişti babası. "Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazılar zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip yinede kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamları iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek."
"Yani bu geleceği tahmin etmek gibi bir şey mi?" diye sormuştu Caine.
"Tahmin etmek imkansızdır. Ama şimdiki zamanı çok iyi bilirsen geleceği kontrol edebilirsin"
...
Sayfa 116 - David Caine'nin anıları...·Kitabı okudu
Er geç bir gün gelecek
Zorba insan devrilecek
İngiltere'nin bereketli topraklarında
Yalnızca hayvanlar gezinecek
Burnumuza geçirilen halkalar
Sırtımıza vurulan semer sökülüp atılacak
Karnımıza vurulan mahmuz çürüyüp paslanacak
Acımasız kırbaç bir daha şaklamayacak!
Sayfa 28 - Koca Reis başlar şarkısını söylemeye·Kitabı okudu