"Gözün vicdanı", yerini, her yerde gözün "iğdiş eden" yasasına bırakmıştır; artık her şey seyirlik ve gösteriye dönük, her yer dışa açılma eğiliminin heveskâr iştahıyla dopdoludur.
Bireyin özgün, kamusal bir gruba ait olan mevcudiyetindeki parçalanmışlık, bazılarının deyimiyle, duygularını kamera önünde göstermeye ve yeniden canlandırmaya istekli "duygu-ötesi mağdur"lar yaratmıştır.