Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
1780 (Fransa’da) yılında böyle saçları kıvır kıvır, pudralanmış, simli ceket,
yüksek ökçeli pabuçlar ve beyaz ipek çoraplar giyen bir celladın olduğu
sistemin fazla sürmeyeceğini kim tahmin edebilirdi!
Sahip olduğu yetenekleri ve güzel duyguları kullanma becerisinden yoksun,
kendi yararı ve mutluluğu için bir şeyler yapmayı beceremeyen, dahası bu
feci halinin farkında olan ve bu feci halin onu tüketmesi pahasına kendinden
vazgeçen bu adamdan daha hüzünlü değildi.
Menteşesinden çıkan cılız bir gıcırtı eşliğinde, aptalca size inat eden kapıyı hızla açtıktan sonra düşercesine iki basamak inip, içeri girer ve kendinizi sefil bir dükkânda bulurdunuz.