Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Geçmişi anlatmak için tarihçilerin önümüze sürdükleri kusursuz düzende , neden ve sonuçlar dizisi öylesine kesin, öylesine açıktır ki bir gerçeği tümüyle yansıtamazlar.
Şairler bizi çok fazla hırsı ve hoşluğu olan , güzel, geniş bir evrene sürükler ama, bu evren bizimkinden öylesine farklıdır ki yerleşmemiz olağan dışıdır.
Kitapların en içtenleri bile yalan söyler.
Lucanus gibiler, hayata, yapısında bulunmayan ciddiyet, ağırbaşlılık ve meziyetler yüklerler; Petronius benzeri ötekiler , tam karşıtı , hayatı olduğundan da hafife alarak , ağırlığı olmayan bir evrende oradan buraya kolayca zıplatılan içi boş bir topa benzetirler .
İnan hayatını değerlendirebilmek için benim de önümde herkes gibi üç yol var; en zor , en tehlikeli ama belki de en verimli yöntem insanın kendisini incelmesi yöntemi; gizlerini bizden saklamaya çalışan ya da olmayan gizlerini varmış gibi göstermeye çalışan bizim dışımızdaki insanları gözlemlemek, bir de ister istemez belirli yanlışları sergileyen kitaplar.