Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Eski çağlarda savaşlar hep Doğu’dan Batı’ya doğru olurdu, çünkü Persler, Asurlular, Araplar, Tatarlar gibi saldırgan uluslar hep doğuluydu.
Evet Galyalılar da Batılıydı ,ama tarihte onların ancak iki saldırısını görüyoruz: biri Yunanistan’a biri de Roma’ya .
Bununla birlikte . Doğu ile batı kesin noktalarla belirlenmiş yönler olmadığından , savaşların da Doğu’dan ya da Batı’dan geldiği kesin gözleme dayanarak söylenemez.
Oysa Kuzey ile Güney değişmez yönlerdir, en uzak güney ülkelerinden gelme ulusların kuzey ülkelerine saldırdığı da hiç görülmemiş ya da pek seyrek görülmüştür.
Bunda da , dünyanın kuzey kesimin daha savaşçı bir bölge olduğu ortaya çıkar. Belki bu o yarım küredeki yıldızların etkisinden , belki de anakaranın Kuzey’de bulunmasından , buna karşılık Güney’in ise bildiğimiz kadarıyla, hemen hemen bütünüyle deniz olmasından ileri gelen: ya da kuzey kesimindeki soğuğun , sıkı bir eğitimi bile gerektirmeksizin, insanı çelikleştirmesinden, yürekleri pekiştirmesinden doğan bir şeydir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öfke
Sabrı tükenen kimse, kendi ruhuna söz geçiremez duruma gelmiştir. Oysa insanlar , iğneleriyle soktukları yere canlarını da koyan arılara benzememelidir.
Öfkenin nedenleri:
Aşırı derecede alıngan olmak
Bir davranış ve bir durumdan insanın aynı zamanda küçümseme anlamı çıkarmasıdır.
Bir kimsenin onurunun zedelenmiş duyması .
Öfkeyi dizginlemenin en iyi yolu , insanın zaman kazanması , kendi kendini öç alma zamanın daha gelmediğine , ileride nasıl olsa eline bir fırsat geçeceğine inandırması, bu arada yatışarak öfkesinden kurtulmasıdır.
Öfkeyi zararla kapamamak için; karşındakine batacak acı sözler söylememek, hele kişisel sataşmalardan iyice kaçınmaktır.
İnsan öfke anında gizli şeyleri açığa vurmaktan kaçınmalıdır.
Öfkeli bir anda verilen bir kararla , her hangi bir işi koparıp atmamak gereklidir.
Öfkeniz ne denli büyük olursa olsun , bir daha onarılmayacak şeyleri kırmaktan kaçının.
Bir yargıcın baş görevi, zorbalık ile dolandırıcılığı sindirmektir; zorbalık uluorta yapıldığı zaman daha tehlikeli olur, dolandırıcılık da gizli gizli yapıldığı zaman.
ÜN
Ün kazanmak ,insanın erdemleriyle değerinin, dosdoğru ortaya çıkmasıdır.
Ama kimileri gördükleri her işte ün san kazanmayı hedef tutarlar .
Böyleleri kendinden çok söz ettirirler ,ama bunlara içten bir saygı duyan olmaz.
Kimileri de bunların tersine , değerlerini göstermeye çalışırken yitirir, başkalarının gözünde küçülürler.
Bir kimse daha önce hiç el sürülmemiş , girişilmemiş de yüz üstü bırakılmamış ya da yarım yamalak yapılmış bir işi ,başarıya erdirirse başkalarının izlediği bu işte , çok büyük bir güçlüğün üstesinden tek başına gelmiş bir insandan daha çok ün kazanır.
Ünü için için kemirecek bir kurt olan çekememezliği de ortadan kaldırmanın en iyi yolu , insanın bir işten amacının , ün kazanmaktan daha çok beceri kazanmak olduğunu söylemesi, kazandığı başarıları da kendi yetenekleriyle tutumundan daha çok Tanrının istemine ve talihe bağlamasıdır.