Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
JAPONLARI ANLAMAK İÇİN KISA BİR OKUMA ;
Japon kültürünün sıradan bir Batılının genel olarak sempati duymakta güçlük çektiği özellikleri Budizm’den değil Şinto’dan türemiştir.
Şinto düşünce sistemine damgasını vuran,
Budacı Zen ile taban tabana zıt olan ve buna karşın
Japon Zen’in bir parçası olarak algılanan konulara özel bir dikkat gösterilmelidir.
Şintocu unsurlar; ritüelizim ve eşyalara bağlılık da dahil fetişizm,
canlı ya da ölü insanlara kendini adama, pirinç şarabından hoşlanma,
hiyerarşi, fiziksel bedeni gerçek olarak görme eğilimi, ırkçılık.
Ve kadın düşmanlığı.
Ancak bu militarizmden kaynaklanır.
Bu da 800 yüz yıllık askeri yönetimin geride bıraktıklarıdır.
Yumuşak savaş sanatları genel olarak Zen’in tinsel geleneği ile ilgilenen insanlar tarafından “sert” savaş sanatları ise polis, silahlı kuvvetler ve eğitim, iş ve sanayide jigoku (cehennem) eğitim sistemleri tarafından yeğlenir.
Bu aşırı uçlar arasında çok sayıda geri tonlar da vardır.
Çocukların seçenekli sorulardan hoşlanmamalarının nedeni budur.
Hangisini, elma mı yoksa armut mu tercih ettiği sorulduğunda,
çocuk ya cevap vermeyecek ya da yalnızca duyduğu son sözcük
olduğu için “armut” diyecektir.
Gerçek bir karar; elmayı armuttan ayırt etmeyi gerektirecek
bir karar onun için çok zordur çünkü canı her ikisini de istemektedir.
KÜÇÜK ÇOCUĞU OLANLARA : Bir çocuğun ilk sorduğu sorular şunlardır, “Bu nedir? Şu kimdir? Yerin ve kimliğin önemi çocuk için bellidir.
Ancak daha sonra, üçüncü yaşın sonuna doğru, soruları Niçin? le başlar
ve çok daha sonra “Ne zaman?” ve “ne kadar süre “gibi zamanla ilgili soru
sözcükleri gelir.
Çocuğun gerçek bir süre kavrayışına sahip olması için uzun bir zaman gerekir.
Sessizlikle karşılaşan soru, bir kalkan ya da zırhtan geri tepen bir silah gibidir.
Sessizlik, avantajları ve dezavantajları neredeyse eşit biçimde dengelenen aşırı
bir savunma biçimidir.
Kısa ve öz cevaplar istendiğinde, sorgulanan insan için durum en tehlikeli
halini alır; birkaç kelimeyle ikan edici bir biçimde ikiyüzlülük etmek, imkânsız
değilse de zordur.