CEM AKDAG

CEM AKDAG
Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
BASKETBOL ANTRENÖRÜ
İSTANBUL
SAMSUN
1956 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mehmet Çelebi'yi operaya davet ederler ve 1721 yılında hayatında ilk defa Operaya gider, döndüğünde Padişah'a gördüklerini anlatır. İYİ OKUMALAR ; OPERA Bunun aslı bir hikâyeyi canlı göstermek. Her hikâyeyi bir kitap edip basmışlar. Hepsi otuz kitap olmuş. Her birinin kitabı var. Her mecliste bir başka hikâyeyi henüz oluyormuş gibi gösterdiler. Bizim olduğumuz mecliste bir padişah var imiş. Bir başka padişahın kızına âşık olup istemiş. Amma kızı dahi bir başka padişahın kızına aşık imiş. Aralarında geçen halleri ayni ile gösterdiler. Mesela padişah kızın bahçesine varacak oldu. Önümüzdeki saray bir anda kaybolup yerinde bir bahçe zuur etti ki limon ve turunç ağaçları ile dolu idi. Ve bir vakit oldu ki, dua için kiliseye varacak oldu. Ol bahçe yerinde gerçekten bir büyük kilise peyda oldu. Aralarını soğutmamak ve ayırmak için sihirbaza müracaat iktiza edüp türlü türlü sihirler gösterip ateş oyunları ettiler. Ve atlu ve piyade asker ile cenkler gösterdiler, gökten bulut ile ademler inüp ve yerden ademler uçurdular. Sözün kısası, ol kadar şaşılacak şeyler gösterdiler ki, tabiri kabil değildir. Gök gürlemeleri ve şimşekler gösterdiler. Görülmedikçe inanılmayacak kadar acayiplikler ve garipler temaşa olundu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yirmizekiz Çelebi Fransız kralının huzuruna çıkar Ve ; Mareşal; “Kralımızın güzelliğine ne dersiniz?” diye sual eyledi. “Maşallah “dedik. “Henüz onbir yaşında. Şimdi bu boyu bosu ile hiç güzel olamaz mı? Hem saçları takma değildir, bakın? Deyu kralı tutup arkasını çevirdi. Biz dahi saçlarına yapışıp ohşadık. “Yürüyüşü dahi Divanhane ortasına değin yürüyüp yine avdet eyledi. “Daha süratli hareket eyle, koştuğunuzu dahi görsünler!” dedi. Kral tekrar koşarak Divanhane ortasına varıncaya kadar seğirtip avdet eyledi. Mareşal: Beğendiniz mi? “deyu sual eyledi. Biz dahi “Berekallah” (Allah’ın nimetleri üzerinize olsun) deyu cevap eyledik. (Sayfa 48)
Karılar dahil evvelki gibi, erkek elbiseleriyle atlara binüp kakül perişan oldular. (Saçları darmadağın oldu demek istiyor)
Bu esnada kralın akrabası olan karılar ve sair kibar karıları hintovlarından (Atlı araba ) çıkıp erkek elbiseleriyle ve elmaslar içinde atlara binüp kırıtarak silahşorluğa başladılar.
Kral on bir yaşını tamam idüp on iki yaşına basmış. Yüzü gayet güzel olup elmaslar garkolmuş altın sırmalı elbiseleriyle meclise şa’şaa veriyordu. Kendisi cevap vermeyüp lalası olan Mareşal Dövilerva cevap veridi ki.