… uzun süre hiçbir şey düşünmeden oturup kaldım. Çünkü nereye gideceğimi hiç bilmiyordum, ayağa kalkınca ne yapacağımı da. Ama ne de olsa sonsuza dek orada kalamayacağıma göre, yirmi dakikanın sonunda, üçümüzün de hesabını görüp kafeden çıktım. Sonunda herkesin hesabını ödeyen ben olmuştum.
Şimdilik, beklemekten başka çareniz yok. Kesinlikle, bu sizin için çok zor, ama biliyorsunuz, her şeyin bir zamanı vardır. Tıpkı denizlerin gelgitle yükselip alçalması gibi. Kimse bunu değiştiremez. Beklemek
gerektiğinde, beklemeli.
O zaman bana dediği gibi; kader, insanın dönüp bakması gereken bir şeydir, önceden bilmesi gereken değil. Ama artık, benim için önemi yok. Yaşamayı sürdürmekle görevimi yerine getiriyorum, o kadar.