66, kaçan insanların yoludur. Tozdan kaçan, azalan topraktan kaçan, traktör gürültüsünden, küçülen mülkiyetten kaçan, ta Teksas’tan kopup uluya uluya buralara varan rüzgardan kaçan, toprağa bereket getireceğine içindeki canı götüren sel sularından kaçan göçmenlerin yoludur o. Bütün bunlardan kaçanlar, yan yollardan, araba tekerlerinin açtığı izlerden, toprak patikalardan gelip gelip 66’nın üzerine dökülürler. Ana yoldur 66, kaçış yoludur.
Belki yeni baştan başlayabiliriz. …Ama başlanmaz ki! Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben… biz artık geçmiş zamanız. Bir anlık öfke, binlerce sahne… oyuz biz. Bu toprak, bu kırmızı topraklar biziz. Sel yılları, kuraklık yılları, toz yılları biziz. Baştan başlayamayız. Deminki hurdacıya sattığımız onca acı… evet, o adam aldı hepsini ama, bizden de gitmiş değil.