Sd

Bir kitaptan vazgeçince insanın içi acıyor ama mutluluk da hissediyor. En azından benim için öyle oldu: öncelikle gereksiz bir tutku için harcanmış gecelerin oluşturduğu melodram duygusu yerleşiyor. Ama sonra, aradan günler geçtikte hafif, tatlı bir rüzgâr hâkim oluyor. Büyük planlar yapmadan, geri dönülemeyecek sözler vermeden yazdığımız o odada kendimizi yeniden rahat hissediyoruz.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiçbir kitapta olmamak en iyisi Çünkü cümleler bizi korumak istemez Müziksiz ve sözsüz bir hayat Ve bulutsuz bir gökyüzü tıpkı şimdiki gibi Geliyorlar mı gidiyorlar mı bilemezsin Bulutlar bu kadar değiştirince Biçimlerini ve sanki sürdürüyoruz Terk ettiğimiz yerde yaşamayı İsimlerini bilmiyorken ağaçların İsimlerini bilmiyorken kuşların Korku korkuyken ve yokken Aşk korkusu Ne de korku korkusu Ve acı bitmeyen bir kitapmış Bir keresinde göz attığımız, olur da Sonunda isimlerimiz çıkar diye.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Natalia Ginzburg'un romanı Aile Sözlüğü'ndeki güzeller güzeli girişi düşünüyorum: "Bu kitapta geçen bütün olaylar, yerler ve kişiler gerçek. Hiçbir şey hayal ürünü değil. Ne zaman romancı alışkanlığımla bir şey icat etsem, kendimi onu yok etmek zorunda hissettim." Bunu becerebilmek lazım. Ya da sadece susmak.
Sayfa 134·Kitabı okudu
“Hafızaya yazılanlar başı sonu belli olmayan o tuhaf küçük parçalardır.”
Sayfa 133·Kitabı okudu
Bir şey, birisi, herhangi birisi hakkında, hatta insanın kendisi hakkında gerçek bir hikâye beklentisi içinde olması tuhaf, aptalca. Ama bir yanıyla da gerekli.
Sayfa 131·Kitabı okudu