S.

Tüm varoluşu bir anlamda bir bekleyiştir, çünkü içkinliğin, olumsallığın belirsizliğine hapsolmuştur ve doğrulanması her zaman bir başkasının elindedir. Erkeklerden saygı ve onay bekler, aşkı bekler. Kocasının, sevgilisinin kendisine şükran duymasını ve kendisini övmesini bekler. Onlardan kendi varoluş nedenlerini, değerini, hatta bizzat varlığını bekler.
Sayfa 340 - 2. Cilt·Kitabı okudu
Reklam
Yurttaş olmayı reddeden uşakların da yurttaşlık günü kutlu olsun
paraların üstüne oturmak kolay paraların üstünde resim olmak güç biri geçmiş savaşlardan ateş çemberlerinden çırpınmış uygarlık çağdaşlık diye simge olmuş halkına ülkesine biri yatmış büyümüş kurulmuş bankaların yönetim kurullarına bakın hemen tanıdınız oyunda yerinizi buyurun sermayenin sofrasına
Top, tüfek, ateş, ölüm vız gelir bize Gömüyoruz şehitleri kalplerimize İstemez vaadetmeyin cenneti bize Dünya cennet olacak ellerimizle, alın terimizle…
Duygu ve Düşünce
Her canlının oluş sürecinin beraberinde getirdiği bozulmadan duyulan tiksinti, bazı soğuk ya da yoksunluk çeken kadınlarda yaşamın kendisine karşı bir tiksinti uyandırır. Bu kadınlar kendilerini, tıpkı başkalarının mobilyaları ve reçelleri koruduğu gibi korumaya çalışırlar. Bu olumsuz inat onları kendi varoluşlarının düşmanı haline getirir ve başkalarına da düşmanlık duymalarına yol açar.
Her sabah saçımı yüz kere fırçalıyorum, bu işlem tam olarak iki buçuk dakika sürü yor ve saçlarım ipek gibi...' Ayak bileklerinizi nasıl incelteceksiniz? Her gün otuz kere,topuklarınıza hiç basmadan parmak ucuna kalkın; bu egzersiz sadece bir dakikanızı alır, koca bir gün içinde bir dakika nedir ki? Bir başka gün, sırada tırnakları zeytinyağına batırmak vardır, ertesi gün ellere limonlu merhem sürülecektir, daha sonra da yanaklara ezilmiş çilek. Burada da kişisel bakımın ve giysi dolabının düzenlenmesinin her gün aynı biçimde tekrarlanması, bunları angarya haline getirir.
Reklam