Havanın ve güneşin coşkusuyla özgürlükten başka bir şey düşünmek bana imkânsız göründü; umut etrafımdaki gün ışığı gibi içimi kapladı ve kendime güvenerek özgürlüğü ve hayatı ümit eder gibi hakkımda verilecek kararı bekledim.
Şimdi tutsağım.Bedenim bir zindanda demirlere bağlı; zihnim korkunç,kanlı,karşı konulmaz bir düşüncenin esiri!Tek düşüncem,tek inancım,tek gerçekliğim var: Ölüm cezası!
Bir işçinin helaya gitmesini karısıyla yatmasını düşünmek olağan gelir de bize gösterişli ve bilginliğiyle saygınlık kazanmış bir başkanı o durumda görmeyi yadırgarız.O yüksek tahtlarda oturanlar yaşayacak kadar alçalamaz gibi gelir bize.