"Toplumu iyi yönetemediniz, efendiler, yasaları hiçe sayarak, bencil bir yönetim sergilediniz.
Yönetimde başarısız oldunuz. Uygarlıkları âdeta birer mezbahaya döndürdünüz. Körsünüz, üstelik açgözlüsünüz.
Eğer bir toplumda egemen sınıf varsa, ahlâkî kavramların pek coğu o sınıfın çıkarlarını korumak ve üstünlük duygularını tatmin etmek amacı ile onlar tarafından belirlenir.
İşinize devam edin, vaazlarını verip cüzdanlarını doldurun ama Tanrı aşkına işçi sınıfını rahat bırakın . İşçi sınıfıyla aranızda ortak olan hiçbir șey yok. Elleriniz yumuşacık çünkü o ellerle yapmanız gereken işleri başkalarına yaptırırsınız. Göbekleriniz şiş çünkü iyi beslenirsiniz. Zihinleriniz yerleșik düzenin devamını sağlayan öğretilerle dolu. Hepiniz paralı askerlersiniz, işinizi iyi yaptığınızı da kabul ediyorum, aynı
zamanda da kiralık nöbetçilere de benziyorsunuz.
Canım Paris kentinin ayrıcalıklarından biri de hiç kimsenin dikkatini çekmeden doğmamız ve yaşayıp ölmemizdir. Biz de bu uygarlığn nimetlerinden yararlanalm.
Yüksek çevre hakkında ne kadar kötü şey duyarsan, hepsine inan! Onun altınlarla, değerli taşlarla örtülmüş iğrençliğini anlatabilecek bir Juvénal yok yeryüzünde.”