Yaşayıp bitirdiği her günün, tutulmaz bir kuş olup uçtuğuna, yavaş yavaş gözden silinip bir küçük kara noktaya dönüştüğüne karar verdi. Gözünü yumduğunda her yanını saran karanlığın, bu küçük kara noktalardan oluştuğunu keşfetti
Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris’te bir sokak kahvesinde ya da Bangkok’da- hep aynı sırça fanusun altında kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.
İşte bu yüzden yaşadığı sürece Deniz gibi güçlü, gök gibi sonsuzdur insanoğlu ; çünkü düşüncenin sınırı yoktur. Ölünce bir başkası daha ötesini düşünür, ondan sonraki daha ötesini, böylece sürer gider.