Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum bu incelemeye: Ben çok fazla inceleme yazan bir okur değilim, genellikle birçoğumuzda olduğu gibi vakit bulamamaktan ama daha çok sadece çok sevdiğim, bende gerçekten iz bırakan, daha kitaba başlar başlamaz beni içine alan o 'evet bu kitaba kesinlikle inceleme yazmalısın, yoksa büyük ayıp etmiş olursun' diyen o hissi duymadığımdan. Nadir kitaplarda bu his gelip içime yerleşiyor. Aziz Nesin'in Ah Biz Ödlek Aydınlar kitabı da onlardan bir tanesi oldu. Birdee ben bir yazarın kitaplarını okumadan önce eğer ki imkânlar dahilindeyse önce onun hayatını okumayı çok seviyorum, bu özellikle dikkat ettiğim şeylerden biri, yani nerde doğmuş, kaç yılında doğmuş bunun gibi şeyler değil. O kitabı ne zaman yazmış, kaç yaşında yazmış, hangi şartlar altında yazmış falan gibi şeyler. Bu kitabı okumak isteyişimin sebebi de buydu. Onun kendi yazılarını, yaşayışını, anılarını, mektuplarını kitaplarından önce okumak, onu daha iyi tanıyabilmek...Doğru bir tercih yaptığıma çok mutluyum artık gönül rahatlığıyla diğer kitaplarını okuyabilirim diyorum kendime.
Gelelim Aziz Nesin hakkındaki fikirlerime: Kendisini hep daha çok matematik okuyor olmanın verdiği bir yetkinlikle oğlu Ali Nesin'den tanıdım. Yani ilk Ali Nesin'i tanıyıp sonra Aziz Nesin ile tanıştım diyeyim. Ve her insan sevdiği bir başkasında (bir yazar, bir şair, bir şarkıcı, bir öğretmen,...) kendisini bulduğu, onda onu farklı kılan bir şey bulur. Ben hayatım boyunca hep 'özeleştiri' yapabilen ve kendi kusurlarını kabul edip onlarla alay edebilen insanlara ilgi duydum. Aziz Nesin'i bende farklı yapan da bu oldu. Birde sonucu ne olursa olsun hakkını arayıp, verdiği sözlerin arkasında duruşu. Aslında bunlar ne onun ne de bizim için övülecek şeyler değil, eminim bu yazıyı görse o da böyle