Bu güne kadar yazılmış en iyi karşılıksız aşkın kitabı budur. Bu konuyu işleyen bundan sonrakilerin hepsi Genç Werther'in Acılarının sadece bir tekrarı ya da onun gibi olma çabasıdır.
Nasıl nezaketli bir insan, nasıl hassas bir kalp. Bunlar nasıl mektuplar. Her seferinde ağlatır. Dünya kafasının içinde tepiniyormuşçasına dünyanın her acılarını tüm bedeninde hissediyormuşçasına bir azap içinde yaşamak. Ölümle taçlandırılır.
Bu başlı başına dev bir kadın kitabı. Kadınların dünya trajedisi. Bilinç akışı yönetimiyle yazılmış çok dikkat istiyor okurken 3 ayrı kadın ağzından aktarılıyor olaylar. Ama nasıl da güzel yüreğe dokunuyor, burun direği sızlatıyor. "Bir kahve yaptım kendime o da yanımda uyuyordu, pencereyi araladım bir sigara yaktım. Dedim kimse öldüremez beni bundan böyle. Ölümsüz oldum. Ben anne oldum." "İnsan çok dirençli, çok dayanıklı, sonsuz kere sağ çıkabiliyor olup bitenlerden. Sonra bir gün bir şey oluyor. Ölüyor. Şişmanken zayıflıyor. Erkekken kadın oluyor. Kadınken ölüyor. Kadın olmak ölümcül."