Kitaba başladığımda aslında kore dizisi tadında bir kitap dedim ve devam ettim. Ama ilerledikçe, Kitabın hayatın küçük detaylarına dair çok derin cümleler barındırdığını ve odaklandığı konuların aslında toplumsal değerleri yargıladığını anladım.
Bu dünyada insanların çoğu hayata bağlı kalmak için para kazanma mücadelesi veriyorlar bu yüzden ömrümüzün en güzel yıllarını sistemin bize kurduğu eğitim ve çalışma propagandasında heba ederek geçiriyoruz, yani hepimiz ezbere yaşıyoruz. Şahsen kitabı okuyunca kendim için çok üzüldüm çünkü hayatımın ilk gençlik yıllarını sabahın ilk ışıklarından gecenin son sessizliğine kadar ders çalışmakla ve daha sonra gençliğimi ise hep daha iyisi olmak için başka insanlarla rekabet ederek, daha iyi bir üniversite daha iyi bir eğitim daha iyi bir iş daha güzel bir kadın ve daha güzel köle olabileceğim bir kapitalist düzenin peşinden hülya kurduğumun farkına vardım. Halbuki hayat, geleceği planlarken geçmişi geride bırakmak ve o an gerçekten ne istediğimizi anlayarak bir şeylere başlamak ve bunu samimiyetle devam ettirmektir.