Ben gürültülü insanlar gibi değilim. İçimde sessiz bir okyanus var; herkes kıyısında durabilir ama sadece gerçekten hissedenler derinliğime ulaşabilir.
"Herkesin unutmak istediği bir anı mutlaka vardır. Belki bir gün gelecekte, yüzümüzdeki benleri aldırır gibi sadece kötü anıları silen hastaneler açılır. Ama insan bir yapay zekå olmadığı sürece bütün hatıralar birbirine sıkı sıkıya bağlı. Birini silersen, diğerine mutlaka dokunursun. Bazen geçmişin acısı bizi zorlasa da, onu aşmaya-çalışırken yepyeni güzel anılar kazanabiliriz. Yani 'unutmak istediğimiz' anılar bile aslında o kadar kötü değildir belki."
Yaşamın ilk aşamaları insan için biyolojik kaygıların baskın olduğu bir dönemdir. Genellikle kişilik yaşamın bu ilk aşamasında enerjisini belli hedeflere yöneltir. Çocuk sahibi olmak, para kazanıp aile bakımı ile ilgilenmek, statü sahibi olmak ilk aşamanın hedefleridir.
Yaşamın ikinci yarısı enantiodromianın meydana geldiği eşiktir. İnsanı iç hesaplaşmaya iten bir kriz anıdır bu. Gençlik tutkularının cazibesini ve parlaklığını yitirdiği bu dönemde şimdiye dek ne elde ettim, bundan sonra ne yapacağım sorularının içinde kalır insan. 40 yaşından sonrası için okullar kurulmalıdır derken Jung'un kastettiği tam olarak budur. O güne dek uykuda kalan kişilik uyanmak ister. Ancak sancılı bir doğumun arifesidir insan için. Keşfedilmemiş benliğin uyanış vaktidir.
35-40 yaş aralığı olarak belirlediği bu aşamada eşiği geçmek istemeyen ve hâlâ eski tutkularının peşinde dolanan insan kısırdöngüye hapsolmuş bulur kendini.
Çünkü var olan tek gerçek tehlike insanın
kendisidir. Insan en büyük tehlike ve gülünç bir biçimde bunun farkında değiliz. İnsan hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Insanın aklı incelenmeli çünkü kötülüklerin kaynağı orada.sünde oluşmuştur.