..” oysa oralarda bir yerde insan kalabalıkları pırıltı ve gürültü içinde bizim ve geçip giden hayatımızın farkında olmadan heyecanlanıyor, acı çekiyor, seviniyorlardı. Benim için hepsinden daha kötüsü, her geçen gün alışkanlıkların hayatımızı tek bir belirli biçime soktuğunu, sevgimizin özgür olmadığını, zamanın dümdüz, vurdumduymaz akışına boyun eğdiğini hissetmemdi. Sabahları neşeli, öğlenleri saygılı, akşamları sevgi dolu oluyorduk,”
“Devletin amaçları ve araçları kendine özgüdür;bu yüzden meşruluğu da kendine özgüdür ve bir dış gücün onayını gerektirmez.Dolayısı ile devlet bağımsız olduğu gibi özerktir de:O ne dindir ne ahlak ne bilim.”
İnsan yaratmayı ve yol açmayı sever, bu tartışılmazdır.Peki,o halde insan aynı zamanda neden yıkmayı ve kaosu büyük bir tutku ile sever ki? Hadi bunu bana anlatın da göreyim