..” oysa oralarda bir yerde insan kalabalıkları pırıltı ve gürültü içinde bizim ve geçip giden hayatımızın farkında olmadan heyecanlanıyor, acı çekiyor, seviniyorlardı. Benim için hepsinden daha kötüsü, her geçen gün alışkanlıkların hayatımızı tek bir belirli biçime soktuğunu, sevgimizin özgür olmadığını, zamanın dümdüz, vurdumduymaz akışına boyun eğdiğini hissetmemdi. Sabahları neşeli, öğlenleri saygılı, akşamları sevgi dolu oluyorduk,”