Dünyanın omurgasına işleyen bir kelam olmalı. O kelamla konuşmalı. O kelamda yalancı avuntuya, aldatıcı bir söyleme yer bırakılmamalı. Öyleyse doğruyu, yalnızca ve yalın hâlde doğruyu söylemeli. Ölümün yanı başında olduğunu, ummadığı bir anda gelip döşüne çökeceği anlatılmalı. Yaşama sevincini bu hakikatte araması gerektiği bildirilmeli.
Allah dilerse her şey olur, ona kuşku yok. Fakat Allah'ın dilediği, emrettiği hayat yaşanmadıkça, Allah'ın hükmü yürürlüğe girmez. O hayat tarzını yaşamaktan Allah kimseyi mahrum etmiyor, kişi kendi kendini mahrum kılıyor. Çünkü Allah, dinini tamamlamıştır. Fakat o din yaşanmadıkça onun yeryüzünde yürürlüğe girmesi âdetullahtan değildir.