Tasavvufun diğer ilimlerden en önemli farkı, hedeflenen bilginin sadece aklî ve entelektüel melekeler yoluyla elde edilemiyor olmasıdır. Tasavvufî bilgiyi, ancak tasavvufu bir hayat biçimi haline getirerek, tasavvufî eğitim sürecine bizzat katılarak elde edebilirsiniz. Bu sürece dâhil olmayan ve tasavvufu sözgelimi sadece metinlerden elde etmek isteyen bir kimse, tasavvufî bilginin nihaî verimlerine ulaşamayacaktır.
tasavvuf bir başka deyişle, kalbini tasfiye ve nefsini tezkiye etmek isteyen bir mü'minin önünde uygulanabilir, sürdürülebilir, denetlenebilir bir müfredat koyan ilmin adıdır.
Buğzetmenin kalbe zararları üzerinde durduğu bir bağlamda, dikkati derhal buğzetmekten nasıl kurtulabileceğimiz üzerine yönelmektedir. Şeyh Mevlüd'ün bununla ilgili bir tavsiyesi de bulunmaktadır:
Buğzetmek yüce ve övülen bir vasıf değildir.Bunun ilacı da buğzettiğin kişiye dua etmektir.
Buralı değilsin. Bir yerlerde bekleniyorsun. Hem de öyle deli bir hasretle bekleniyorsun ki gönderildiğin gün ki kadar temiz bir vuslatla dönüş yolun gözleniyor. Özleniyorsun. Sense sonsuz huzuru, korkularından emin olmayı, çıkarsız güvenebileceğin bir dayanağı, korunmayı ve merhametle kuşatılmayı arıyorsun. Bu yitik hislerin sana bir yerlerden tanıdık gelmesi bile dönüş yolunun neresi olduğunu göstermiyor mu? Bu dünyaya, o özlemini çektiğin yitiğini bulmaya geldin. Sayılı günlerin bir gün nihayete erecek ve gideceksin madem; ait olduğun yere dönerken bırak, üzerindeki nimetler kalplerde Allah'ı hatırlatacak izlere dönüşsün.
Çocukluk çağında herhangi bir yoksunlukla büyüyen bazı insanların bunu travmaya değil tecrübeye dönüştürmesi hem kendini geliştirip hem de sorunlarla ve hayat gailesiyle nasıl başa çıktıklarını işaret etmekte.