Eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. Acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. Acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz.
Yaşamak, deneyimlerimizin sürekli kaybından mı ibaret? Gece aracılığıyla sabaha ulaşıyoruz, aynı zamanda bir önceki günü tüm detaylarıyla kaybediyoruz. Anılarımız kalıyor ama derimizi döküyoruz ve yavaş yavaş büyüyoruz, ileri doğru sürünüyoruz ama hafızamızı kaybediyoruz.
Sezgileri körelmiş insanlar, sadece kendi adımlarının derdinde, ulaşmak istedikleri hedefe gitme gayretiyle yanı başlarında olup biten onca şeyi görmeden, hiçbir şeyi görmeden, kör gibi, akılsız gibi, kötü gibi sadece kendilerini düşünerek, ilerliyorlar. Yoksa geriliyorlar mı?"