SACİT

SACİT
Dost istersen Allah yeter.
T.C Adalet Bakanlığı
İlahiyat
Van
22 Haziran 2000
206 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
CUMANIZ MÜBAREK Olsun
Allah Resûlü'nün kalple organlar arasındaki ilişki bağlamında sahâbîlerine öğrettiği dualardan birinde, "Kulağımın kötülüğünden, gözümün kötü-lüğünden, dilimin kötülüğünden, kalbimin kötülüğünden, tenimin kötülüğünden sana sığınırım." denilmektedir. 15 Hadislerle İslam (7 Cilt Takım)
Din
Reklam
Hatemün Nebiy
Evet bak! O zat, nev-i beşere imamdır. Mescidi, yalnız Ceziretü'l-Arap değildir, küre-i arzdır. Cemaati de yalnız o zamanın insanları değildir. Belki Âdem zamanından kıyamete kadar her bir asrın halkı bir saf olup bütün asırlar safları onun arkasında, onun duasına "Âmin" diyorlar. Mesnevî-i Nuriye
Sayfa 29 - Rnk·Kitabı okudu
Din
Bu Sözün Hayranıyım
Acaba bu zamanın yüzlerce feylesofları, o zamanda, o vahşet-âbâd cezireye gidip pek uzun zamanlarda o vahşileri ıslah için çalışsalar o zat-ı mürşidin bir senede muvaffak olduğu kadar, onlar elli senede muvaffak olabilirler mi? Hâşâ! Mesnevî-i Nuriye
Sayfa 27 - Rnk·Kitabı okudu
Din
Hakikat Peygamberi ( asm)
Evet, o zat (asm) vazifesi itibarıyla hakkın bürhanı, hakikatin ziyası, hidayetin güneşi, saadetin vesilesidir. Şahsiyet ve hüviyet cihetiyle, muhabbet-i Rahmaniyenin misali, rahmet-i Rabbaniyenin timsali, hakikat-i insaniyenin şerefi, şecere-i hilkatin en kıymettar ve kıymetli bahadar bir semeresidir. Tebliğ ettiği dini de hârika bir süratle şark ve garbı ihata etmiş, nev-i beşerin beşte biri kabul etmiştir. Acaba böyle bir zatın davalarında, nefis ve şeytanın münakaşa ve itirazlarına bir imkân var mıdır? Mesnevî-i Nuriye
Sayfa 27 - Rnk·Kitabı okudu
Din
İslamdan Önce Hindistan
Hindistan'ın bir üniversitesinde tarih hocası olan Hintli bir tarihçi, Hin-distan'a İslâm girmeden önceki çağı şöyle ifade diyor: "Hintliler, dünyadan kopuk, nefislerine kapanık ve dünyada olup bitenden tamamıyla habersiz bir millettiler. Bu cehalet, olaylara karşı duruşlarını zayıflattı. Dolayısıyla onlar-da donukluk oluştu. Çöküş ve gerileme emareleri her tarafta görünmeye baş-ladı. O dönemde edebiyat ruhsuzdu. Mimarlık, ressamlık ve diğer güzel sa-nat alanlarında da durum aynıydı."
Sayfa 21 - Ravza
Din
Reklam