Hayata, kendimize, başkalarına inanmak gerçekçiliğin sağlam zeminine dayanmalıdır; yani kötülüğü olduğu yerde görebilme, sadece aşikâr olduğu zaman değil; türlü çeşit kılıflara ve ussallaştırmalara büründüğü zaman da hileyi, yıkımı ve bencilliği görebilme yetisine dayanmalıdır.