Wolfgang Liepmann, İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciyken bir gün fizik dersinde, polislerin geldiğini, bütün ölçü aletlerini götürdüklerini anlatır. Ertesi gün geldiklerindeyse bütün ölçü aletleri gelmiş ama hepsi artık metrik olmuştur. Türkiye bir gecede metrik sisteme geçmiştir.
Herkes üniversite mezunu olamaz, olmamalı. Neden üniversite mezunu olmak istiyorlar? Bir şirkete veya devlet dairesine girsin, kendi bir şey yapmasın, teşebbüste bulunmasın, aylık garanti maaşını alsın, hiçbir risk almasın. Bu Osmanlı'dan bize kalan en feci miras. Böyle bir yaşam olamaz. Bu evrim kanununa aykırı. Mücadeleye girecek, kaçmak yok.
Atatürk, Avrupa medeniyetinin şekli öğelerini almakla itham edilir sıkça. Evet, bunlar Batı medeniyetinin şekli öğeleri ama bunun bir manevi, psikolojik etkisi olduğu nasıl ihmal edilebilir?
Büyük tarihçimiz İlber Ortaylı bir keresinde ne demişti? "Her şehre bir üniversite açmak ahlaksızlıktır." Şimdi bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlıyor musunuz?