1968 yılında bir ilkokulda yaptığı araştırmada, ders yılı başında uyguladığı zeka testinden sonra, öğretmenlere her sınıfta belirli çocukların üstün zekalı olduğunu söyledi, ancak bu bilgiyi öğrencilerle ve aileleriyle paylaşmamlarını tembih etti. Çocuklar gerçekte normal zeka düzeyinde olup araştırma gereği rasgele seçilmişlerdi. Ders yılının sonunda hayret edilecek iki bulgu ortaya çıktı. Birincisi, çocukların başarısı önceki yıllara göre yükselmişti. İkincisi ise, çocuklar ders yılı sonunda uygulanan zeka testinden öncekine kıyasla daha yüksek puan almışlardı. Bu araştırmadan sonraki ilk on yılda bu konuda 345, yirmi yıl içerisinde de 464 araştırma daha yapıldı ve hepsi benzer sonuçlar gösterdi. Bu araştırma sonuçlarına göre ögretmenin ögrenciden beklentisi ne yönde ise, ögrenci o beklentiyi doğru çıkartıyor. Ögrencilerinin üstün zekalı olduğuna inanan öğretmenler de, öğrencilerinin sıradan veya sıra dışı olduğuna inanan öğretmenler de haklı çıkıyor. Bu etkiye araştırmayı yapan araştırmacıdan esinlenerek Rosenthal Etkisi veya Kendini Doğrulayan Kehanet dendi.