Anladım ki her şey eskiyor zamanla. Yüreğin soğuyor, hevesin kaçıyor, sabrın tükeniyor... Ne bir kahvenin kırk yıl hatırı kalıyor geriye ne de içten bir sarılışın sıcaklığı... Bütün beklentilerin boşa çıktığında yeni bir sayfa açmak zorunda kalıyorsun kendine. Yıllarca beklediğin şeylerin bir önemi kalmıyor. Olacağı varsa da “Artık olmasın!” diyorsun... Yani geçmişte beklediğin hiçbir özrü, hiçbir sevgiyi artık kabul etmiyorsun. Hepsi geçiyor. yor. Dedim ya, vazgeçmek diye bir şey var... Hani dünyaları önüne serseler hiç gözünde yoktur ya, işte öyle bir şey.
Ne gözümde var artık ne de gönlümde...
Ben vaktinde gelmeyen her şeyden vazgeçtim.
her insan kendi olması karşılığında topluma bir bedel öder az ya da çok ama mutlaka bir bedel. kimse bedelsiz kendi olamaz. bu bedel çoğu kez yalnızlıktır.
mızmız biri sayılmam şimdiye ait olan her şeyi kötü bulup geçmişteki her şeyi iyi hatırlayanlardan da değilim. bazı insanlar geçmiş duygusunu erken yaşta edinirler ben onlardan biriyim. yaşlı bir ilgisi yoktur bu duygunun benim erken yaşta ağır bir geçmişim oldu bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır . haytaın kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu.