Bir dostoyevski hayranı ve okuyucusu olarak artık benim romanım netoçka 'dır... Bu roman yarım kalmamıştır. Dostoyevski bu romana devam etmek istememiştir. Çünkü eğer dosto iseniz böyle bi romana geri dönmek istemezsiniz... Sonunu bu kadar mükemmel bağlaması olağanüstü anlatımı ah şu dostoyevski yok mu beni benden alıyor... O kadar başarılı bi anlatım ki sanki bütün olaylar yanımda oluyor.. Anne babasının arasında kalan yalan söylemeye mecbur kalan küçük kız.. anne babasını kaybeden küçük kız... ve yakın kız arkadaşına aşık olan netoçkam.. Niçenin dediği gibi Dostoyevski benim tek psikoloğum.. Netoçka da kendimi çok gördüğüm için bu roman artık benim romanımdır diye bodoslama dalış yaptım... Ah benim güzel netoçkam ...
Sonra yanıma geldi, aşırı bir sevgiyle yanaklarımdan, ellerimden öptü. Gözyaşlarıyla ıslattı ellerimi. Özür diledi... Bir insanın acılar içinde böylesine kıvrandığını hiç görmedim...
Bir akşam saat onda annem maya almak için fırına yolladı beni. Babam yoktu evde. Dönerken yolda düştüm. Kasedeki maya yerlere saçıldı. İlk aklıma gelen annemin çok kızacağı oldu. Öte yandan, sol kolumda da müthiş bir acı hissediyordum.Doğrulamıyordum...