İvan’ın en sonunda kendi kendine sorduğu ve Dostoyevski’nin başkaldırı anlayışına sağladığı gerçek ilerlemeyi oluşturan soru burada bizi ilgilendiren tek sorudur: Başkaldırı içinde yaşanabilir mi, ayakta kalınabilir mi?
İvan yanıtını belli eder: ancak onu son noktasına dek götürerek yaşayabiliriz başkaldırıda.