Sadocan

Sadocan
7/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2017 11:37
Açıkça söylemem gerek, kitaptan beklentim büyüktü. Büyük bir hevesle başlamıştım fakat bitirdiğim de aynı duyguları maalesef hissedemedim, aksine biraz da sinirliyim doğrusu. Kim bilir, belki de bu benim eksimliğimdir. Kitap, grevde ki işçilere öncülük etmeye çalışan iki devrimci'nin başından geçenleri anlatıyor. Evet neredeyse diyaloglar birkaç kişi etrafında dolaşıp durmuş desem sanırım haksızlık etmiş olmam. Farklı karakterler, grev kırıcılar, mülk sahipleri vb arasında ki diyaloglara da yer verilse daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu yanıyla bence eksik kalmış. Bunun dışın da okuyanı pek sıkmayan akıcı bir dille yazılmış. Okuyacak olanlara haksızlık etmemek için kitabın içeriğine pek girmek istemiyorum. Ancak kitap hakkın da genel olarak birkaç şey söylemesem olmaz. Doğası gereği hiçbir grev sadece ücretler artırılsın, şartlar iyileştirilsin veya hiçbir anlamda uzlaşamayacak iki sınıf şiddete başvurmadan mutabık kalsın diye yapılmaz. Asıl amaç; ezilen emekçilerin birliğini sağlamak, dostu düşmanı ayırt edebilmesi için bilinçlendirmek ve kavganın meşruluğunu kavratmaktır. Tabii bunun yanın da birkaç tali neden de sayılabilir ki, bunlar da ender olarak zamana ve mekana göre önceden sezilemeyen gereksinimlerden kaynaklanabilir. Kitap da anlatılan iki devrimcinin asıl amacı da bu, buraya kadar hiçbir sorun yok. Fakat devrimcilik, zafere giden yolda her yol mübahtır mantığı ile icra edilemez, edildiğin de ise adı devrimcilik olmaz. Emeği için grev kararı almış emekçi kitlesi en cesur kararı vermiş demektir ki devrimci kişilik için sağlam bir potansiyeldir bu. Sırada ki görev onları bilinçlendirmek, öfkelerini doğru hedefe yönlendirmektir, bir kaç kişiyi düşmana katlettirip kargaşa yaratmak değil. Fakat kitapta öyle bir anlatılmış ki, sanırsınız halktan değil bir
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
Reklam
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2017 14. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2017 20:44
Diyalektik yöntem, diyalektik materyalizm, tarihsel materyalizm, felsefi materyalizm... Büyük usta Stalin tüm bunları yine diyalektik yöntemle, sorgulayarak, pratikten örneklerle açıklamış. Elbette bu tanımlar biraz felsefe ile ilgilenen iki satır Marx, Lenin okumuş hemen herkesçe bilinebilir fakat burada kavranmasi gereken öz; diyalektik materyalizmin içselleştirilmesidir. Sözde değil pratikte uygulanmasıdır. Diyalektiğin maddelerini salt bilmek hiçbir işe yaramayacaktır; önce kendi değişimini sağlamayan, kitlelere alternatif sağlama çabası için de olmayan kısaca düzenle bağlarını koparamamış kişi'nin -Herşey değişir, öyleyse dünyayı değiştirebiliriz. - söylemi lafazanlıktan öteye gitmeyecektir. Diyalektik -herşey birbirine bağlıdır, hiçbir şey birbirinden bağımsız değerlendirilemez- der. Bu hemen hergün bir şekil de karşılaştığımız tacizci - tecavüzcülerin, hırsızların vb. Arkasında ki asıl suçluyu; emperyalizmi ve ülkemizde ki işbirlikçilerini görebilmek demektir. Var olan çelişkileri çözüme ulaştırmak ancak diyalektik materyalizmi içselleştirmek, pratiğe dökmekle mümkün olacaktır. Stalinin bir başka eseri Leninizmin İlkeleri'n de aynı konular daha detaylı işleniyor fakat özet şekliyle bu kitabın kütüphanemiz de hatta hemen elimizin altın da durmasın da büyük fayda var.
Tarih
Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel MateryalizmJosef Stalin · Bilim ve Sosyalizm Yayınları · 2015602 okunma
6/10
·360 syf.··
2017 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2017 16:00
Albert Camus - Başkaldıran İnsan. Ben felsefenin bu kadar ağır, halkın anlamasının önüne geçecek bir şekil de dile getirilmesin de artık ciddi ciddi art niyet aramaya başladım. Kitap Can yayıncılık tarafından Tahsin Yücel'in çevirisi ile yayınlanmış ve ben iddia ediyorum 3-5 arkadaş bir hafta da içeriğini değiştirmeden daha anlaşılır bir çeviri çıkartabiliriz. Kitap ağır değil, ağırlaştırılmış ve bunun için neredeyse çaba harcanmış. Çok gereksiz kelimeler için okuru felsefe sözlüğüne muhtaç ediyor. Bir kitabı okurken çevirmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha tecrübe etmiş oldum. Kitaba gelince, bir başyapıt beklemiyordum desem yalan olur fakat bu beklentimi karşılamaktan çok uzaktı. Belirli alıntılar uzerine benzer yorum tekrarlarından ibaret desem sanırım çok fazla birşey atlamış olmam, Marx ve Staline edilen küfürler ve yine Marx ve Stalinin Musollini Ve Hitlerle aynı potaya konmasıda cabası tabii... Albert Camus'u tanımak açısından bu kitabı okumak iyi oldu. Fransız Komünist partisinden neden atıldığını yazar kendi elleriyle anlatmış adeta. Ne varoluşçu ne de absürdist olduğunu kabul eden, Troçkist damgası yemiş, insan hakları nezdin de Sovyetlere adeta başkaldırmış biriyle karşı karşıyaydım. Ne olmadığını anladım fakat ne olduğu benim açım dan hala muamma. Sonuç olarak; kitabı ve yazarı tavsiye etmiyorum.
Siyaset
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,273 okunma
8/10
·842 syf.··
Beğendi
·
2017 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2017 18:38
SHANTARAM Tanrının huzur bahşettiği... Hikaye sağlam, hayatın içinden ve içten. Anlatılacak, bahsedilecek çok şey var ancak okuyanlara, okuyacak olanlara engel olmak istemiyorum. Çağrı isimli arkadaşın bir alıntısından sonra adeta koşarak almaya gittim kitabı ve kitaba dair tek üzücü yan bitmesi oldu. Gregory David Robets, bir Yaşar Kemal bir Haydar Karataş kadar başarılıydı edebi yönde diyebilirim. Yaşar Kemal'den Çukurovay'ı, Haydar Karataş'dan Dersim'i dinlemek kadar güzeldi ondan Hindistanı ve hatta yaşamı dinlemek. Fakat eleştirilerim de var tabii (olumlu yönde). Belki de bilmediğimiz bir coğrafya da yaşamadığımız, en azından aşına olmadığımız bir hayatı anlattığındandır tam olarak bilemiyorum ancak hikayenin bazı kısımları insanı sorgulamaya itiyor bu nedenle belki daha uzun belki de bir ikinci cilt olabilirdi. Tabii yazarın okuduğum ilk kitabı bu, zaten iki kitabı var ki belki onu okusam bu konu da fikrim değişebilir bilemiyorum. Sonuç olarak çok fazla açıklama yapamasam da kitabı şiddetle öneriyorum. Eğer çok önemli ve öncelikli bir listeniz yoksa mutlaka okuyun derim. Son olarak; bir adam ayısını sevmeli...
ShantaramGregory David Roberts · Artemis Yayınları · 20242,079 okunma
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2016 149. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2016 11:34
Muazzam bir eser olmus. Dr. B' nin iç betimlemesiyle harika bir portre koyulmuş ortaya. Hele ki tecrit, ancak yaşayabilenin anlatabileceği gerçeklikte. Bu kitabı ozellikle 1984'ün üzerine okudum ki iyi ki de öyle yapmışım. Çünkü Stefan Zweig, George Orwell'ın aksine umudu aşılıyor, tecrit, işkence ne denli ağır ve hangi çeşitte olursa olsun umut hep var diyor. Kitabi bitirdiğim de aklıma kaçınılmaz bir şekilde Türkiyeli devrimciler, Özgür Tutsaklar geldi. F tipi işkencehaneler de kan can bedeli hep şu sloganla direniyorlar; "Direneceksin, üreteceksin, kendini tecrite ezdirmeyeceksin!" Sonuç olarak; edebi yanı bir tarafa kanımca tecriti cok iyi anlatan bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum.(Elbette anlamak istemeyenler için bu kitap bile hiç bir işe yaramayacaktır.)
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279bin okunma
Reklam