"Düşündüğüm bu degil. Kıyıcalar tutsaklarını çiğneyip ezerler de, zavalllar onlara yine karşı gelemezler; yalnızca kendi ayakları altındakileri ezip geçerler. Öldürünceye kadar bana işkence edip gönlünü eğlendirebilirsin, sesim bile çıkmaz. Yalnız izin ver, ben de aynı biçimde kendimi biraz eğlendireyim. Sonra, elinden geldiğince de, beni aşağılamaktan kaçın. Benim sarayımı yıkıp yerle bir ettikten sonra, şimdi de onun yerine bir baraka kurmaya ve bunu, bana bir yuva diye vererek iç rahathğıyla bu el açıklığına hayran olmaya kalkma. Benim Isabella'yla evlenmemi gerçekten istediğine inansam, kafamı kendi elimle koparırdım!"
"Kimseye söyleyemeden içimde kaldı, kayboldu"...
...
"Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istedigim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor."