Lüks, zenginlik, dış görünüş, güzellik ve bunun gibi tüm maddi(görünen alana ilişkin şeyler) aldatmacadan ibaret.
Güzel olan ise: maneviyat zenginliği.
Bir insan ya maddi(görünen şeyler, saçmalıklar) şeylere değer verir ya da manevi zenginliğe. Ama pek tabi olarak ikisine de değer vermek gerçek durumu yansıtmakta.
İkisine değer verenler için ise; terazilerinin bir yanında maddi şeyler(görünen şeyler) ve diğer tarafında ise manevi şeyler yer alır. Eğer terazinin maddi(görünen) şeyler kefesi ağır basıyorsa, o insan için maddi tatmin manevi tatminden daha üstündür.
Manevi şeyler kefesi ağır basıyorsa eğer, o insan için de manevi tatmin maddi tatminden daha değerlidir.
Mesele ise terazinin maneviyat kefesini ağırlaştırmaktan ibaret olmalı bence...
Çok yoksul da olabilir bir insan, durumu çok iyi de. Ama maneviyatı sağlamsa kanaatkar da bir insan olur, onurlu yaşamak onun için her şeyden daha önemli bir hal alır. Çünkü onur da manevi şeylere ilişkindir.
filozofların hiçbir zaman maddi kaygıları olmamıştır, çünkü onlar için manevi tatmin her şeyden daha üstündü.
Sağlam maneviyata sahip olmak ise parayla değildir. Bedavadır. Sürekli vicdan muhasebesi yapmak bile yeterlidir bunun için.
Fikrimi soran olmadı ama ben kendi düşüncemi merak edene açıklarsam; Benim için dünyada büyüsüne kapılacağım hiçbir şey yok. Çünkü maddi alandan feci bir biçimde uzaklaşmaya başladım. Manevi şeyler daha cezbedici ve tatmin edici bana göre. Derin düşünce yapısına sahip, maneviyatı zengin bir insanla muhabbet etmek benim için çoğu maddi saçmalıktan daha tatmin edici. Sadece muhabbet etmek... Çünkü ilişki yaşamak maddi alana dahil olur genelde. O yüzden ilişki yaşamak bile umrumda değildir. Bir insanın bana manevi tatmin sağlaması benim için daha değerlidir.