"Ritüeller ülkesi" olduğumuza katılıyordum. Hep '...' miş gibi, rencide olmuş gibi, bıçak kemiğe dayanmış gibi, isyan edermiş gibi, inanırmış gibi, hatta eğlenirmiş gibi yaptığımız doğruydu.. Kim daha iyi ...miş gibi, yaparsa, o kazanıyordu.
Aklî ilimler, dil ilimlerinden üstündür; çünkü hikmet akılla kavranır, dil ise işitme yoluyla öğrenilir. Akıl işitmeden (duyudan) daha değerlidir. Şurası da bilinmez değildir ki ahiret yolunun bilgisi demek olan dinî bilgiler de ancak akıl yetkinliği ve zihin berraklığı sayesinde kavranabilir. Böylece -ileride görüleceği üzere- akıl insanın en değerli yeteneğidir. Nitekim sırf onun sayesindedir ki (insan) Allah'ın emanetine (yükümlülük ve sorumluluk varlığı olmaya) layık kabul edilir ve onun sayesinde Yüce Allah'a yakınlık şerefine ulaşılabilir. Böyle olunca, aklın mahalli (taşıyıcısı) olan insanın da şerefli bir varlık olacağı açıktır. Öğretmen, insanların akılları (kulûp/kalpler) ve ruhları (nüfûs/nefsler) üzerinde tasarrufta bulunan kimsedir. Dünyada en değerli varlık insan türü, insanın en değerli varlığı da aklıdır. İşte öğretmen insanın bu yönünü yetkinleştirmek, zenginleştirmek, arıtmak ve Yüce Allah'a yakınlık mertebesine doğru yönelten kişidir.
El gibi görmeyin, bu mahalledenim ben.
Sizin sokağınızda evimi aramaktayım ben.
Düşman gibi görünüyorsam da düşman değilim.
Hintçe (Farsça) söylüyorsam da aslım Türk'tür benim.
Farabi'ye göre pratik akıl, teknik ve sanatlarla/zanaatlarla ilgili olan bir bölümden ve pratik alanla ilgili olarak, düşünüp taşınmayı, ölçüp biçmeyi, dikkatle incelemeyi ve çıkarsama yapmayı sağlayan bir bölümden oluşmaktadır. Şu halde, pratik akıl sadece denizcilik, marangozluk, çiftçilik ve hekimlik gibi sanat ve teknikle ilgili insanî başarıları değil; birey, aile ve devlet yönetimi ile ilgili siyasî ve ahlâkî çerçevenin oluşturulmasıyla ilgili insanî başarıları da mümkün kılmaktadır.
Fârâbî ve İbn Sînâ gibi sistem kurucu büyük isimler, Kindî'nin ismini gölgelemiş olsa da bugün kendisine "İslam felsefesi" dediğimiz zengin geleneğin başlatıcısının Kindî olduğu, tarihî bir gerçektir.