İçinde altı çizilecek çok güzel cümleler vardı. Ama genel olarak çok ağır, kasvetli gelmişti.. Dönemin toplumsal sorunlarını gözlemlemenin üzüntüsünü de yaşayan bir gencin hayatını takıntılı bir aşka adaması ve bunun acı sonu. Aşk bu kadar da değildir diye umuyorum. Çok fazla geldi bana. Bir de çevirinden mi kaynaklıydı yoksa Höte'nin tarzından mıydı akmıyordu sanki...
Benim kahramanım Meryemdi. Canım Meryem. Leyla'nın acıları, azapları hep savaşın getirileriydi, savaş yüzündendi. Oysa Meryem savaşdan önce de bahtsızdı. Umut, sevgi, mutluluk ona hep uzaktı. Onun derdi, onun sınavı kadın olmakla ilgiliydi. Güçsüz, kimsesiz bırakılmıştı. Erkeklerin suçlu arayan parmaklarının kuzeyi gösteren pusula gibi hep kadınları gösterdiğini dramatik bir şekilde anlamış oldu Meryem. Savaş dünyanın en kötü şeyi ama bir kadın olarak savaşın ortasında kalmanın kötülüğünü anlatmak için "en" yeterli değil sanırım.
Mutlaka okuyun...
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Çok etkileyici. İnsanı paramparça yapan bir roman. Ağlatması muhtamel. Savaş gerçekleriyle karşılaşmak/yüzleşmek sarsıcı... Anlatımı sürükleyici. Ama olayları Hasan tarafından da görmek, okumak isterdim. Hasan da bir insandı ağası için fedakarlıklar yapan bir hizmetçiden fazlasıydı ve biraz daha tanımak isterdim bu karakteri.
Bir aşk romanından çok daha fazlası. İnsan ruhu güzel anlatılmış. Okuduğum için çok mutluyum. Okurken çokca "ah Raif efendi" dedim. Raif efendi gibi insanları o kafar güzel anlatmış ki yazar...