İlk 100 sayfayı okurken okumak için geciktiğime üzülmüştüm ama son 100 sayfayı bir aydır okuyamadım . Zorluyorum kendili sırf bitsin yarım kalmasın diye. Düşünceler duygularla karışık olarak yerleşmişti, çok sıkıldım malesef. Bu kadar uzamasa da olurmuş
Kitap hem içindeki karakterlerin isimleriyle hem konusu ve konuyu işleyişiyle natsume arkadaşlık kitabı isimli anime diziyi anımsattı bana. Sevimliydi anime sevenler için. Türkçe çevirisi ortalamaydı ve japon animelerini sevenler için yavan bir içeriğe sahipti ama yine de beğendim.
Çoğu kitapta bulunabilecek, psikologun konuşmalarında sıklıkla dinlediğimiz mevzular vardı. Hiç benzer bi kitap okumadıysa ,hiç konuyla ilgili videolar izlemediyse çok şey öğrenebilir insan .
Şermin Yaşar'dan okuduğum ilk kitaptı. Çok beğendim. Uzun zamandır hikaye okurken bu kadar mutlu olmamıştım. Hikayeler çok sevimli, özgün; anlatım yumuşacık, akıcı, yalın. Yazarı tanıdığım için çok çok mutlu oldum, devamı kesinlikle gelmeli.
Hakkında hiç bilgimin olmadığı yazarın ismiyle merak ederek aldığım bir kitabıydı. Entellektüel düşünürler, okurlar aralarında tartışmalar yapıyorlarmış da ortalarında kalmışım gibi hissettim. Bu kadar kısa olmasına rağmen bu kadar zor adapte olduğum kitap az sayıdadır. Çeviri de, belki asıl metni de öyledir, hiç akıcı değil, karmaşık cümle yapılarına sahipti. Kitabın sonunda "Çalışmaya karşıyım" demesini bekledim...ama demedi :). Ve insanların hakkı olarak görülen aslında suyu çıkarılana kadar çalışmamak. Bu tembelliğe denk değil. Yine de fazla çalış-tırıl-mak afetinin başlangıç yolculuğuna dair bilgi edinmek benim için çok anlamlı oldu. Konuyla ilgili başka okumalar yapmak için teşvik ediciydi.