Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·64 syf.··
2023 64. kitabı
Kahrolsun Kapitalizm diye bağıran bir kitap :) Kitabı okumadan önce yazarın Karl Marx'ın damadı olduğunu bilmiyordum ama okurken Marksizm etkilerinden dolayı hiçte şaşırmadım damadı olduğuna. Çalışanların iş saatlerinin fazlalığı üzerinden Kapitalizmi kötüleyip Marksizmi savunan bir kitap. (Kapitalizm, üretim araçlarının özel mülkiyetine ve bunların kâr amacıyla işletilmesine dayanan bir ekonomik sistemdir Marksizm, özgün bir siyasal felsefe akımı, tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşüdür)
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Yüzyıl değişir, düzen değişmez
8/10
·64 syf.··
2021 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 17:28
Proleteryanın isyan etmemesi sonucu burjuvazi sınıfının işçilerin tepesine binip onları köle gibi kullanışını anlatan, kapitalist düzeni yerden yere vuran kitap. Bu düzen insanların aklını, zamanını, haklarını, özellikle de Tembellik Hakkı'nı zavallılardan söküp almıştır. Peki Tembellik Hakkı nedir? Bu kavramı doğru bir şekilde ele almak gerekir. Tembellik Hakkı derken yan gelip yatmaktan veya aylaklık yapmaktan bahsedilmez kesinlikle. Tembellik Hakkı, insanların para kazanmak için yaptıkları işin yanında sanata, hobilerine, ilgi alanlarına da zaman ayırabilmesini savunan çok önemli bir haktır. 19.yüzyılın ortalarında yazılmış bu kitaptaki proleterlerin de, günümüzdeki sefaletin yükünü taşıyan işçilerin de böyle bir hakkı yoktur. 12 saat boyunca çalışan insanlar evine yorgun argın döner, ailesine ilgi gösteremez, kendisine ayıracak vakit bulamaz. Kitapta savunulan şey insanların 3 saat çalışması fikridir ve Tembellik Hakkı'nı dibine kadar kullanmamızı sağlayacak çözüm de budur. Özellikle makinelerin birçok işi çok hızlı ve az maliyetli halledebildiği bu dönemlerde her insanın Tembellik Hakkı'nın olmasını görmek iyi olurdu ama bu konuda da pek bir inancım kalmadı. Çünkü Tembellik Hakkı bir kenara, yaşama hakkımız bile şüpheli. "Çalışın, çalışın işçiler, toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın. çalışın ki, daha da yoksullaşarak daha çok çalışmak ve yoksullaşmak için birtakım nedenleriniz olsun. Kapitalist üretimin acımasız yasası budur işte."
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
8/10
·64 syf.·
2023 83. kitabı
Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue’ın kaleme aldığı Tembellik Hakkı, çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunuyor; tembelliğin bir başıboşluk yahut aylaklık olmadığını öne sürerken, ütopik özleminin odağına özgürlüğü koyuyor: İnsanlığın kadim özlemi olarak zorunlulukların alt edildiği, insanın kendini tekrar bulduğu, özel mülkiyet hapishanesinin duvarlarının yıkıldığı, devletin ve diğer baskı araçlarının ortadan kalktığı bir toplumsal ve bireysel varoluşa işaret ediyor... Tek solukta okunacak guzel bi eser tavsiyemdir :)
Kapitalizm
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Biraz zor oldu ama bitirdim.
Puan vermedi·64 syf.··
2023 131. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 17:20
Kapitalist bir çalışma düzenini bunun insanlarda etkisini ve nasıl düzeltebilineceğini anlatan bir kitap. Benim için dili ağırdı ve biraz yorucu oldu. Okumaya anca bugün başlayabildim kesinlikle 25 saatte bitecek bir kitap değil.
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Tembellik En Büyük Haktır!
9/10
·64 syf.··
2023 1. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2023 22:23
YouTube kitap kanalımda Tembellik Hakkı kitabını detaylı olarak yorumladım: ytbe.one/b7vPSs9d6fY Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriyle tanıştırmak istiyorum sizi bugün... Onun adı #k:252434. Bazı kitaplar çok ince olmalarına rağmen bize söylemeye çalıştıklarıyla hacimlerinin dışına taşabiliyorlar. Kalın kitaplarda bir düşünceyi yayıp detaylandırmak nispeten kolaydır ama 60 küsür sayfada bir düşünceyi okuruna geçirebilmek bir başarıdır. Bazen tembellik yapmayı çok seviyorum. Neyse ki, bu kitabı okumak için tembellik etmeyip okumamı tamamladım. 2 yıl önce kendi mesleğinden istifa eden ve tembellik hakkını hak eden biri olarak size anlatacağım şeyler var. Kendi mesleğinde işe her gün mutsuz giden biriydim ben. Düşünsenize, Süper Mario olmadığınız için elinizde sadece tek bir yaşam hakkı var ve siz de bunu hakkıyla yaşayamıyorsunuz. Çünkü meslekler harika olmasına rağmen bu mesleklerin içini dolduran insanların karaktersizliğini ve paragözlüğünü görüyorsunuz. Mutsuzlaşıyorsunuz, yıpranıyorsunuz, tükeniyorsunuz... Katip Bartleby ve Oblomov gibi kitaplar bu yüzden yazıldı işte. Kendi meslek hayatlarınızı ve iş düzenini sorgulayın diye. Uğruna emeğinizi ve zamanınızı harcadığınız işverenlerin değeri ne kadar hak etmeyen insanlar olduklarını anlayabilin diye. Hatta sırf bundan dolayı Oblomov kitabında Oblomov'a sordukları bir soruyu hiç unutamıyorum: "- Niçin uyuyorsun? - Vaktin nasıl geçtiğini bilmemek için." [s. 434] Bazen siz de kendi içsel zamanınızla hayatın akan zamanı arasında bir uyumsuzluk hissediyor musunuz? Çalışmak sizin kendi benliğinizle hayatın benliği arasında bir uçurum oluşturuyor mu? O halde belki sizin de #k:252434'nızı kullanmanız gerekiyordur artık. Bu kadar ağır çalışma saatleri olan ve insanların emeğinin karşılığını çoğu zaman
Edebiyat
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 20. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2022 00:17
Yazarın gazetede yayınlanmış yazılarının derlenmesiyle oluşan bir kitap.Marx'ın damadı ve bir devrimci olan Lafargue, ironik olarak tembellik hakkından bahseder; ona göre günde üç saat çalışmak için yeterli.. Zaman zaman insana günümüz hayatını sorgulatan ve çok kısa olduğu için sıkmayan da bir kitap.
Felsefe-Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
7/10
·49 syf.··
2021 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2021 00:56
Kapitalist sistemi her yönden eleştiren Paul Lafargue, kapitalizmi eleştirmekle kalmıyor bu sistemi oluşturan işçileri de eleştiriyor. 42 sayfadan oluşan bu ince kitabı bitirdiğinizde ciltler dolusu kitap okumuş hissine kapılıyorsunuz. Kitabın konularına değinecek olursak; yazarımız, kapitalist sistemin çarklarından olan ücretli işçiliği ve işçi sömürüsünü, işçi sınıfının anormal çalışma saatlerini ve koşullarını hicivli bir dille ele almıştır. Tembelliğin bir hak olduğunu, bunun için mücadele edilmesi gerektiğini hiç düşünmüş müydünüz? Aslında bu tembellik tam olarak bizim bildiğimiz aylaklık olarak değil de, Haluk Bilginer'in "Bana kalırsa insanlar sadece öğlene kadar çalışmalı. Öğleden sonra da dere kenarına gidip, resim ve felsefe yapmalı" dediği şekilde ifade ediliyor. Kapitalist sisteme tüm varlıklarıyla sorgulamadan dahil olan işçiler günde 11-12 saat, kimi zamansa 14 saat çalışarak; sağlıklarına, özgürlüklerine, hayatı güzelleştiren ve yaşanmaya değer kılan her şeye veda etmek durumunda kalıyorlar. Yazarımız ise tam bu noktada, işçi sınıfının çabasıyla bu çalışma saatlerinin iyileştirebileceğini, tembellik haklarını ilan edebileceklerini savunuyor. Makineleşmenin gelişmesiyle insanların tembellik haklarına daha çabuk kavuşması ve kendilerine daha fazla zaman ayırmaları için fırsat çağı olması gerekirken; makineler insanın çalışmasını aşağı çekeceğine, işçi dinlenme süresini de bu oranda arttıracağına sanki makinenin çalışmasıyla yarışmak ister gibi insanı daha da fazla köleleştiriyor. Sonuç olarak makinelerimiz yorulmaz çelikten uzuvlarıyla inanılmaz, tükenmez bir verimlilikle üretimlerini kendiliklerinden yerine getiriyorlar, ama Kapitalizmin büyük filozoflarının düşüncesine ücretli işçilik, köleliklerin en beteri egemen olmaya devam ediyor! Ve insanlar
Felsefe-Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 27. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 22:24
Fransız sosyalizm tarihinde, marksizmi ülkeye ilk getiren düşünür ve eylem adamı paul lafargue, 1842'de Santiago’da (Küba) doğuyor. Marx'ın damadı, yetmiş yaşından sonra yaşamanın bir anlamı yoktur deyip karısı ile birlikte tam yetmiş yaşında intihar etmiştir. Kitabında da "emek" ve "emeğin değeri" kavramlarından bahsetmektedir. Lafargue'nin, içerisinde büyük iktisadi açmazlarının ve yanılgılarının da bulunuyor olmasına rağmen vermiş olduğu somut örneklerle de, kapitalizm ve emek sömürüsüne karşı kaleme almış olduğu bir manifestodur. “Tembellik Hakkı” Bu konuda öylesine sert bir bakış açısı vardır ki, 1789 Fransız devrimini sadece bir burjuva devrimi olarak görür ve halkın güle oynaya büyük hayallerle feodalizme ve aristokrasiye karşı yaptıkları ihtilalin bayrağını feodalizmin elinden alıp kapitalist burjuvazinin eline teslim etmiş olduklarını savunur. Lafargue, devrim ile birlikte gelen uzun çalışma sürelerini kürek mahkumları ve kölelerle mukayse eder ve bu çalışma sürelerinin daha acımasız olduğunu, " yoksul ulusların halkının daha rahatken zengin ulusların halkının genelde daha yoksul olduğu"nu söyler. Eserin ismi, kitabın hiç çalışmayıp, yan gelip yatmayı savunduğunu insanlara düşündürebilir. Ancak Lafargue eserinde elbette bunları savunmuyor. O, işçilerin birer köleymişçesine saatlerce çalıştırılıp kanlarının emilmesini ve birtakım filozofların ve din adamlarının böylesi bir çalışma anlayışını kutsamasını şiddetle eleştiriyor (tabii kendi döneminde). Kitabın kaleme alındığı dönemde çalışma sürelerinin 17-18 saatlere kadar çıktığını, çalışmanın bir işkence biçimine dönüştüğünü ve sömürünün korkunç bir düzeye ulaştığını belirtiyor. “Filozoflar, hiç çalışmadan para pul, han hamam edinmek için yoksullara iş verenlere, ‘insansever’ diye alkış tutuyorlar. Bir
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 31. kitabı
Özel mülkiyetin hakim olduğu toplumlarda çalışma katı bir zorunluluk kapsamında gerçekleşir. Kapitalizm, çalışanların bedenlerini olduğu kadar zamanlarını da satın almıştır. Oysa insanın çalışmamak, yaşamını sürgit kılmak için zahmete girmemek gibi bir içgüdüsü vardır; bu içgüdünün adı “tembellik”tir. Tembellik Hakkı, çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunuyor.
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma
Kendimce :)
Puan vermedi·72 syf.·
2021 14. kitabı
Din insanlarının ikiyüzlülüğü ve kapitalizmin faydacılığı ile ortaya çıkan "çalışmak" dogmasını eleştiren Paul Lafargue; çok çalışmanın insana ve topluma faydasından çok insanı yiyip bitiren bir kölelik olduğunu toplumu körelttiğini. Çalışmanın; zengini daha zengin, fakiri ise ancak yerinde saydıran bir sistem olduğunu anlatmaya çalışmıştır.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.