Tembellik Hakkı

7,5/10  (63 Oy) · 
181 okunma  · 
52 beğeni  · 
2.055 gösterim
Marksist düşünür Paul Lafargue'ın 1880 yılında yazdığı bu deneme, aşırı çalışma karşısında işçi sınıfının sefaletini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda işçinin emeğini sömürmekten vazgeçmeyen, din adamları ve burjuvalarla işbirliği yapan kapitalizmin de güçlü bir eleştirisini yapıyor.

Proletaryanın insanca yaşamak için Tembellik Hakkı'ndan gelen gücünü kullanarak çalışma aşkından kurtulup çalışmayı aşması, çalışmaktan özgürleşip kendisine ait boş zaman yaratması gerektiğini söyleyen Lafargue, aylaklığı değil, yaşamın ta kendisini övüyor. Yaşamı bitmez tükenmez mesai saatleri içinde heba olanları, kapitalist üretimin çalışmaya dayalı sisteminin karşısında durmaya davet ediyor. Tembellik Hakkı talebinin özgürleştirici potansiyelini -günümüzde daha bir acil olarak- ortaya çıkaran bir metinle karşı karşıyayız.

Lenin'in, Paul ve Laura Lafargue'ın cenazesinde Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi adına yaptığı konuşmanın tam metni kitabın sonunda yer almakta.
(Tanıtım Bülteninden)
Deniz 
23 Şub 00:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

70 yaşından sonra yaşamanın bir anlamı yoktur deyip karısı ile birlikte tam yetmiş yaşında intihar etmiştir.Beni baya derinden etkileyen bir durum olmuştu kendisini araştırdığımda.Kitaba gelirsek ; savunduğu tembellik boş adam aylaklığı değil, iş hayatı dışında insanın kendine ayırabileceği yeterli bir zamanın faydalı şekilde değerlendirilmesi ironisidir.Kapitalizme karşı güçlü bir eleştiri söz konusu.

Ferdi Bişkin 
23 Nis 01:33 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 6/10 puan

Lafargue ismini Zamanın Melodisi kitabında görmüştüm. Karl Marx'ın damadıydı ve eşiyle birlikte intihar ederek hayatına son vermişti. Tembellik Hakkı aslında tembel olmayı öven bir kitap değil. Sanayi devrimi sırasında ortaya çıkan işçi topluluğunun zorlu iş koşullarına bir eleştiri. Bu eleştiriyi de zaman zaman hicivle sunuyor. Birkaç bin yıl önce insanların başkasının yanında çalışmasının küçümsendiği, günümüzde ise çalışacak bir işi olmayanlara acıyarak bakıldığı süreçte sanayi devrimindeki durumu ele alınıyor. Kendi adıma, dünyaya çalışmak için gelmediğimize inanıyorum. Bununla birlikte, çalışan insanlar olmasaydı da bugünkü gelişmişlik seviyesine ulaşamayacaktık.

Serhat Özcan 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 7/10 puan

Çalışma hayatının zorlayıcılığında "Tembellik Hakkı" başlıklı bir kitap sanırım herkesin dikkatini çeker. Çok çalışmaktan bizi kurtaracak formüller hep umudumuzdur.

Paul Lafargue formüller sunmasa da bu pek çok dile çevrilen, en çok okunan kitaplardan biri olan eserinde, 19. yüzyıl Avrupa'sında kapitalizmin vahşi emek sömürüsünü gerçekleştirdiği ilk dönemlerinde, çalışmanın bir dogma olarak emekçi halkın hayatına girmesini sorguluyor.

Kapitalizm sermaye birikimi ve kar için, burjuva devrimi sırasındaki özgürlük, adalet ve laiklik taleplerini zafere ulaştıktan sonra bir kenara bırakıp işçi sınıfına çalışmanın en kutsal eylem olduğunu benimsetmeye çalışmıştır. Din adamları, burjuva ekonomist ve ahlakçıları bunu sürekli empoze ederken işçi sınıfı da 12-14 saati bulan çalışma süreleri içerisinde büyük bir sömürüye hedef olmuştur.

Lafargue en büyük öfkeyi bu çalışma şartlarına karşı direnmeyip, taşkın ve gönüllü çalışıp ayrıca bunu karılarına ve çocuklarına da dayatan işçilere yöneltiyor. Bu çalışma aşkını insanoğlunu inim inim inleten, bireysel ve toplumsal yoksunluklara neden olan bir çılgınlık olarak görüyor.

Lafargue, anamalcı toplumda çalışmanın, zihinsel yozlaşma ile organik bozulmanın nedeni olduğunu belirtirken tarım ve çiftçiliğin köleliğe ve aşırı çalışmaya neden olduğuna işaret ediyor.

Bu durumun doğamıza aykırı olduğunu belirten Lafargue verdiği örnekler ve kısa çözümlemelerle, kendimiz için değil başkaları için çalıştığımızı ve hayatımızın hemen hemen tümünü dünyanın güzellik ve zevklerinden mahrum kalarak yaşadığımız gerçeğiyle bizi yüz yüze bırakıyor. Ve anlıyoruz ki benliğimize kazılmış bir görev olarak çocuklarımızı bu sisteme kah feda edilecek, kah çok çalışıp iyi bir hizmetkar olacak köleler olarak yetiştiriyoruz.

İyi çalışmalar... http://www.mirovek.com

Mehmet Ürgün 
03 Nis 22:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Bizim ahlâkcılar pek alçakgönüllüdürler. Çalışma doğmasını icat etmişler ama, ruhu dinginlerstirmek, aklı neşelendirmek, böbreklerle öbür organların iyi çalışmasını sağlamakta ki etkinliğinden kuşku duyuyorlar."

Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan çok kısa olmasına karşın mesajını en iyi şekilde vermiş. Çalışma ahlakını övüp insanların sadece sağlıklarını, geleceklerini değil aynı zamanda düşünmeleri için boş zamanlarını da çalan patronlara indirilmiş sert bir elestiri niteliğinde. Aynı zamanda insanların beli bir koşulda çalışmaları gerektiği, fazlasının onları değil üstlerini zengin ettiğini çok güzel bir biçimde vurgulamış.

"Çalışma doğmasının aptallaştırdığı işçiler! Kıskanç bir özenle sizden uzak tutulan bu filozoflara kulak verin: Emeğini para karşılığında sunan bir yurttaş köle durumuna düşüp alçalır, yıllar boyu hapisleri hak eden bir suç işlemiş olur..."

Kapitalizm karşında dağılan bir teori daha. Tarihin mezarlıklarında yerini almış bir görüş daha.
21. yüzyılda kapitalizmin bu denli yaşandığı bir dünyada maalesef Paul Bey görüşleriniz etki edememiştir. (Belki de dönemin koşullarını baz alırsak etkilidir.)
Son olarak Komünizm /Kapitalizm çekişmesini anlatması bakımından okunacak bir eser. Değindiği noktalar etkileyici, belki de olmasi gereken noktalardı ama günümüzde uygulanabilirliği pek mümkün görünmüyor.

Hüsamettin Çalışkan 
16 Mar 18:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Karl Marx'ın damadı Paul Lafargue'ın Tembellik Hakkı kitabını beğendim. Gerçekten insanların günde 3 saat çalışarak dinlenip sosyal işlerle ve sanatla zaman geçirmelerini mantıklı buluyorum..

salih 
 01 May 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Spoiler içerir.
Yazarın 1880 yılında Egolite gazetesinde yayınlanan yazılarının derlenmesiyle oluşan bir kitap.Çok ince ama ne kadar inceyse o kadar dolu eğitici bilgilendirici o döneme ait olaylara ayna tutan bir kitap. Kitapta burjuva sınıfına, sermaye baronlarına ahlakçılara ve kiliseye ağır eleştiriler yer alıyor. Çalışmaya karşı bakışı değiştirmek için büyük çaba sarfeden, bireylere sürekli daha çok çalışmalarını öğütleyen, geçim sağlamak için köle gibi çalışmayı ahlaki ve dini bir temele oturtmaya çalışan ruhban sınıfı Lafargue tarafından ikiyüzlülük ile suçlanmaktadır. Lafargue’dan asıl eleştirdiği gayri insani koşullarda çalışmaya göz yuman ve gereksinimleri doğrultusunda sürekli çalışmayı göze alan proleterya gelmektedir. Öncelikle uykudaki işçi sınıfını eleştiriyor. İşçi sınıfından, gücünün farkına varmasını istiyor.Varmalı ki bu vahim tablo son bulsun.
Ağır koşullarda 5-12 yaş arasındaki çalıştırılan çocuklar için kongrede söylenenler vahşiliğin boyutunu bize göstermektedir.
''Birinci İyilikseverler (!) Kongresi'nde kongre üyelerinin alkışları arasında söylenen şu sözler:
'' Çocuklar için birtakım eğlence olanakları sağladık.Çalışırken şarkı söylemesini, yine çalışırken sayı saymasını öğretiyoruz onlara: Eğlendiriyor bu onları ve geçimlerini sağlamak için gerekli 12 saatlik çalışmayı cesaretle kabul ediyorlar.''
12 yaşında bile olmayan çocuklara 12 saatlik çalışma! üstelik madenlerde bile çalışabiliyor bu çocuklar sadece onlar değil gebe kadınlar, çocuk emziren kadınlar da bu halleriyle madenlerde aşırı ağır koşullarda çalıştırılıyordu.Dinlenme mola hakkı verilmiyordu.İşte bu kitap bu yaşananlara sessiz kalan ve bunun olmasını sağlayan en büyük etkenin işçi sınıfı olduğunu vurgulamaktadır.Buna tepki olarak insanların dinlenme hakkı olmasını yani tembellik hakkı olduğunu belirtiyor.Kitap o dönem için bir tepki bir başkaldırı bir uyanışın gerçekleşmesi için yazılmıştır.

Esra B. 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

Herkes çalışıyor, hep çalışıyor ve çalışacak. Çalışırken kazandıklarımız, kazandığımızı sandıklarımız, kaçırdıklarımız, yok saydıklarımız.. Bunlara çok cesur bi bakış açısıyla yaklaşmış ve çarpıcı bir dil kullanmış yazar. Tembellik etmeyip bi okuyun derim :)

Serkan Durdu 
08 Ağu 20:21 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Modern toplumun kapitalist düzene boyun egisini konu alan ütopik bir kaos dünyasını içeren güzel bir kitap. Kitabı okumanız oldukça yararlı olacaktır.

Osman Şahin 
02 Tem 18:01 · Kitabı okudu · 12 günde · 7/10 puan

Kitaplığımda ismini en çok sevdiğim kitabım oluyor kendileri özellikle bu sıcaklarda Konu olarak işçi haklarını sömüren burjuvaları işçilerin içinde düştüğü sefaleti,kapitalist toplumlarda çalışmanın bir zorunluluk olarak görülmesine rağmen insanın aslında tembelliğe yatkın olduğu,tembelliğin o kadar da kötü bir şey olmadığı gibi düşüncelerden bahsetmiş.Düşünce olarak güzel ama ütopya olarak kalacak bir metin olmuş.

2 /

Kitaptan 64 Alıntı

Kübra E. 
22 Haz 05:18 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kapitalist üretimin büyük sorunu, üretici bulmak ve bunların gücünü misliyle artırmak değil, tüketiciler keşfetmek, onların iştahlarını kışkırtmak ve onlar için yapay ihtiyaçlar yaratmaktır.

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 42 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 9. Basım, Aralık 2016)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 42 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 9. Basım, Aralık 2016)
salih 
 01 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Çağımız, çalışma yüzyılıdır, diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır.

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 18)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 18)
Gulan 
12 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Çalışın, çalışın, proleterler, toplumsal serveti büyütmek ve bireysel sefaletinizi arttırmak için çalışın; çalışın ki, daha da yoksullaşarak, çalışmak ve sefil düşmek için daha fazla gerekçeniz olsun.

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 24 - kırmızı kedi)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 24 - kırmızı kedi)
Oktay Y. 
07 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Felsefe
Modern atölyeler, işçi kitlelerinin kapatıldığı, yalnızca erkeklerin değil, kadınların ve çocukların da on iki ila on dört saat boyunca zorunlu çalışmaya mahkum edildiği ideal ıslah evleri oldular.

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 16 - Kırmızı Kedi Klasikleri)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 16 - Kırmızı Kedi Klasikleri)
Kübra E. 
22 Haz 02:48 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İyi bir işçi kadın, iğle dakikada beş ilmik atarken, bazı değirmi dokuma tezgâhları aynı süre içinde otuz bin ilmik atmaktadır. Bu durumda, makinenin her dakikası, işçi kadının yüz saatlik çalışmasına denktir; yahut, makinenin çalıştığı her dakika işçi kadına on gün dinlenme sağlamaktadır. Dokuma sanayisi için doğru olan şey, modern mekaniğin yenilediği aşağı yukarı bütün sanayiler için de doğrudur. Ama ne görüyoruz? Makine mükemmelleştikçe ve insanın çalışmasını giderek büyüyen bir sürat ve kesinlikle yere serdikçe, işçi, dinlenme süresini aynı ölçüde uzatmak yerine, sanki makineyle rekabet etmek istiyormuş gibi, daha büyük coşkuyla çalışıyor. Ey saçma ve cani rekabet!

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 34 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 9. Basım, Aralık 2016)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 34 - Kırmızı Kedi Yayınevi, 9. Basım, Aralık 2016)

Kapitalistleri, tahta ve demirden makinelerini gelistermeye zorlamak için, ücretleri artirmak, et ve kemikten olusan makinelerin (yani isçilerin) çalisma saatlerini azaltmak gerekir. Bunu destekleyen kanitlar var mi? Yüzlerce bulunabilir. Iplikçilikte mekik tezgâhi, Manchester'de icat edilip eskisinden daha uzun süre uygulandi. Amerika'da makine, tarimsal üretimin tüm alanlarini doldurdu, tereyagi üretiminden bugdayin yabani otlardan ayiklanmasina kadar. Niçin? Çünkü, özgür ve tembel olan Amerikali, Fransiz köylüsünün sigirimsi yasamini benimsemektense, bin kez ölmeyi yegler. Anli sanli Fransamizda çok zahmetli, bikkinlik ve yorgunluk yaratmakta essiz olan çiftçilik, Bati Amerika'da açik havada yan gelip tembel tembel pipo tüttürülerek yasanan hos bir vakit geçirme isidir.

Tembellik Hakkı, Paul LafargueTembellik Hakkı, Paul Lafargue
sule sevinc 
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Her ürünümüz pazara sürümünü kolaylaştıracak ve ömrünü kısaltacak şekilde soysuzlaştırılıyor. Tıpkı insanlığın ilk çağlarının, üretimlerin niteliğine bağlı olarak, taş çağı, tunç çağı adını alması gibi, bizim çağımız da sahtekârlık çağı diye adlandırılacaktır."

Tembellik Hakkı, Paul LafargueTembellik Hakkı, Paul Lafargue
salih 
01 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Kemer sıkan işçi sınıfı, aşırı tüketime mahkum burjuvazinin göbeğini iyice şişirmiştir.

Tembellik Hakkı, Paul LafargueTembellik Hakkı, Paul Lafargue

Eğer tartışmasız bir örnek vermek gerekirse Belçika ordusundan, kapitalizmin bu düşler ülkesinden söz edebiliriz; bunların tarafsızlığı Avrupa güçleri tarafından garanti altına alınmıştır ve bununla birlikte ordusu nüfusuna oranla en güçlü ordulardan birisidir. Cesur Belçika ordusunun o görkemli savaş meydanları Borinage ve Charleroi ovalarıdır; Belçikalı subaylar kılıçlarını silahsız işçi ve madencilerin kanına bulayarak rütbelerini elde ederler. Avrupa uluslarının ulusal orduları yoktur; paralı orduları vardır; bunlar da, kapitalistleri, onlara günde on saatlik maden veya dokuma işini dayatmak isteyen halkın öfkesinden korumaktadırlar.

Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 45)Tembellik Hakkı, Paul Lafargue (Sayfa 45)