1848 Çalışma Hakkı nın Çürütülmesi

Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Daha önce bilmediğim Paul Lafargue'i bu kitapla tanımak güzel oldu. Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da sağlık problemlerinden kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitapta sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının ve işçi sınıfının üstünden keyif çatan soylu sınıfın birbirleri üzerindeki etkisinden bahsediliyor. Günde 12-14 saat çalışmanın insanı insanlıktan çıkardığı, burjuvazinin “çalışmadan” daha çok zenginleşirken yoksulun açlıkla kırbaçlandığı modern kölelik konusunu ele alıyor. Kısaca toplumun her kesimi tembellik yapma hakkına sahip olmalı diyor. Bu hakka sadece üst kesim, din adamları ve yöneticilerin sahip olmasını haksız bulur. Üstelik bu düzeni savunan herkesi suçlu bulur... Tembellik hakkını sadece burjuvaziye değil, gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Makineleşmenin insana kolaylık sağlaması, insanın kendine ayıracağı zamanı arttırması gerekirken insanı makinayla yarıştırmanın korkunç olduğu, aşırı üretimin aşırı tüketim doğurduğu ve bir çok kötülüğün burdan başlayarak devam ettiğini anlatıyor. Çok sade bir dille yazılmış, herkesin anlayabileceği ve herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kapitalist düzene, tükenmez alışveriş arzusuna, emeğin sömürüsüne, çalışmaya evet paranın insanları köleleştirdiğini düşündüğü bu sisteme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Puan vermedi
Tembellik hakkında eleştirilen başlıca kavram; gelişen teknolojinin insanın hayatını kolaylaştırması gerekirken kapitalizmle birlikte gelişen üretim çılgınlığı ile birlikte insanlığın fabrikalarda 10-12 saat makineleşmesi, burjuvanın sermayesi haline gelmesi, kendisine yakıştırılan insafsız düzeyde patronların çıkarına olan “çalışma” ahlakını tereddütsüz kabul etmesi, bu misyonu hiçbir çıkarı olmadan hayatını soyutlayarak anlamsız bir şekilde kendine görev edinmesidir unutmamak gerekir ki; “Sermayenin kapital çaplı büyümesi, işçilerin amansız çalışması demektir.
Siyaset&Toplum
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
9/10
·112 syf.·
2021 24. kitabı
Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölüm Lafargue tarafından yazılmış ikinci bölüm ise Bob Black tarafından yazılmıştır. Lafargue'nin tembellik olarak nitelediği kavram az çalışma saati bol dinlenme saati diyebiliriz. Çalışma saatinin 3 saat olması gerektiğini dile getirmektedir. Ayrıca ne kadar az çalışma saati olursa emekçiler o kadar verimli çalışırlar. Çok okudunuz. Kitabın son sözü: Yeter dinlenin artık.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
4/10
·112 syf.··
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 17:52
Hayal kırıklığı. Lafargue, Marx'ın damadı, kütüphanesine ve eserlerinin çoğuna ilk elden erişme şansı olan birisi. Hayatında tek bir kitap okumamışçasına bir kitap yazmış olmasına hayret ettim. Düşünceleri kopuk kopuk, temelsiz. Savunduğu şeyler kendi içinde tutarlı ama altları bomboş. Sanki işçiler kendilerini buna zorlayan bir ihtiyaçlar ağıyla çalışmaya mahkum bırakılmamışlar da tamamen kendi istekleriyle sağlıklarını kaybedene dek çalışıyorlarmış gibi bir tavrı var. Sürekli kastettiği şeyin çalışma saatleri ve şartlarının düzeltilmesi değil, işin tamamen kaldırılması olduğunu söylüyor. İyi güzel, peki toplumun ayakta kalmasını sağlayan işler? Özellikle geçtiğimiz pandemi döneminde bunu açıkça gördük. Muhasebeciler, mühendisler, ofis çalışanları evden çalışabildi. Fırıncılar, market çalışanları, sağlık çalışanları, temizlik çalışanları yapamadı bunu. Bunun sebebi paşa gönüllerinin öyle istemesi değildi. 4 puanın sebebi kitabın Türkçe baskısına eklenen Bob Black'in "İşin Yok Edilmesi Üzerine" başlıklı yazısı, zira bu yazıyı her açıdan Tembellik Hakkı'ndan daha tutarlı ve daha iyi bir yazı olarak görüyorum, keşke asıl kitaplaştırılan bu yazı olsaydı da Tembellik Hakkı onun sonuna eklenseydi.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Tembellik Hakkı
Puan vermedi
Makineleşme arttıkça ya da teknoloji geliştikçe insan gücüne olan ihtiyacın azalmasını bekleriz öyle değil mi ? İnsanın daha çok boş vaktinin olabileceğini ya da yaşamının en azından biraz daha refah içerisinde geçeceğini. Bu soru yıllardır beynimi kurcalar durur. Hatta çocukluğumdan beri bir gün robotlar öyle bir seviyeye gelecek ki bizim bir iş yapmayacağımıza inanırım. Bu kitap da bunun en büyük eleştirilerini yapıyor. Bunca gelişmeye rağmen neden insanın tembellik hakkının bir türlü doğmadığını sorguluyor. Cevap basit aslında, kimin ya da hangi sınıfın tembelliği? Dünyadaki zengin ve fakir sınıflarının yaşam tarzları arasındaki uçurum özellikle sanayileşmeyle birlikte tahmin edilemeyecek kadar açıldı.Zenginler gün geçtikçe zenginleşirken, fakirler ya da işçi sınıfı diyebileceğimiz sınıf gün içinde 16-17 saate kadar çalışmaya başladı. Bu durum dünyadaki dengeleri değiştirirken çocuklar dahi bu değişimden çok etkilendi, onlar bile işçi sayılmaya başlandı. Bu ağır şartlarda çoğunun hayata tutunamayışını da tahmin edersiniz. Paul Lafargue Marksist fikirleriyle birlikte Karl Marx’ın damadı olarak da tanınıyor. Örgütlü kitlesel mücadelenin, sosyalizm ve devrim davasının en ateşli savunucularından biri oalrak öne çıkıyor. Marksizm düşüncesi ile örgütlenecek olan işçi sınıfının, burjuvazi iktidarını devirip, haklarını elde edeceği düşüncesini savunmakta. Ve bu fikirlerini de yayınlayarak insanların uyanabilmesi için çabalamış. Ben okurken inanılmaz etkilendim çünkü bize yıllar boyunca sanayileşmenin hep iyi yönleri , çalışmanın ne kadar elzem, çalışkan olmanın ise erdem görüldüğü anlatıldı. Bu kitapta ise bütün bunların sadece bir sınıfın üstüne yıkılmaması gerektiği çok etkili bir şekilde eleştirilmiş. Tembelliğin evrensel ve insani bir değer olduğunun unutulmaması
1000k
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Sağlık istirahatten gelir
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 19:15
Öncelikle kitap kısa olmasına rağmen çok derin ve düşündürücü sorgulatici bir kitap Paul Lafarguenin okuduğum ilk kitabı.. Kitapta kapitalist düzenin insanlari nasıl sömürücü bir tutum izlediği bir insanın, çocuğun ve bir kadının 12,13,14,15 saat çalışmasına karşıklik daha az bir süre çalışıp kendisine ve ailesine vakit ayırilmasını anlatıyor Kendimizden örnek vermek gerekirse bir insan günlük ortalama 10 saate yakın çalışsa buna uyku yol yemek süreleri eklendiğinde geriye pek bir zaman kalmıyor ne kendisine ne de ailesinine Peki bu kadar çalışmanin karşılığıni alabiliyor muyuz ? Bunca zaman çalışip çabalamak neden ? Kim için, ne için ? Yok efendim neymiş çağımız çalışma asrıymış, öyle diyorlar aslında acı,sefalet ve çürüme asrı demiyorlarda bizi böyle kandırıyorlar bence. Kitabi herkese tavsiye ederim güzel bir kitap
Siyaset & Politika
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2018 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2018 22:02
"Çalışma bütün zamanı alır; devlet ve dostlar için zaman kalmaz" diye ekliyor Xenophon. 12 saat gibi uzun bir süre çalışan işçilerin çektiği zorluklar , daha kısa süre çalışan işçilerin verimliliği, ücret politikaları ve cinsiyet ayrımcılığı üstüne yazılmış başarılı bir eleştiri.
Felsefe
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
Çalışmak mı? O da ne?
10/10
·53 syf.··
2021 7. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 16:47
Tadı damağımda kalan, ismiyle dikkat çeken bir kitap. Sanırım yazar da kitabı yazarken tembellik hakkını kullanmış. Kapitalist eleştiri çok yerinde ve o günlerden bu günlere bir arpa boyu yol gidilebilmiş. Hatta kitapta yazılanlar harfiyen aynı bence. Sadece o zaman "Kendimizi ezdirmeyeceğiz." demek yasakmış, en azından şimdi bir dereceye kadar "Kendimizi ezdirmeyeceğiz." denilebiliyor. İşçilerde bilinç yokmuş, şimdi yine tamamen olmasa bile bir dereceye kadar bilinç var. Kitabın sonundaki cümle günümüzdeki yapay zeka olayına göz kırpmış: "Makine bizi aşağılık işleri yapmamamızı sağlayacak ve kutsal tembellik hakkımızı kullanabileceğiz." Gerçekten de günümüzde gelinen nokta o, çoğu aşağılık işi yapay zeka bizim yerimize yapıyor, gelecekte daha da yapacak lakin, bu durumda da dünyada 8 milyar insan olmasına gerek kalmayacak. Bu iş Great Reset'e kadar gider tabi. Kültür olarak (Aslında çoğu kültür böyle) "Çalışmak ibadettir." ya da "Çalışmak değerlidir." diyen bir insandım ama bu tür kitaplar okuya okuya aslında bunun nasıl bir şeye yol açtığını acı bir şekilde gördüm, görüyorum. Elbette hiç çalışmadan da olmaz. Lefargue günde 3 saat çalışmanın ideal olduğunu söylemiş. O imkansız zaten de en azından daha insani boyutlara indirgenebilir bu kesin. Zaten yavaş yavaş da o sisteme geçiliyor. Kitabı okurken, Charles Bukowski'nin "Herhangi bir salak gidip iş dilenebilir, önemli olan çalışmadan yaşamaktır." sözü ve daha da can alıcısı Nietzsche'nin “Gününün üçte ikisini kendisine ayırmayan herhangi biri; ister devlet adamı, ister işadamı, ister resmi görevli, ister bilgin olsun, aslında bir köledir.” sözü geldi ki kitabın özeti bu bence.
Felsefe
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
8/10
·112 syf.··
2019 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2019 11:47
Günde 12-14 saat çalışarak insanın bedenen ve ruhen kendini tüketmesine karşı çıkan, 3 saat sevdiğiniz bir işte çalışarak çok daha kaliteli şeyler ortaya koyabileceğinizi ve daha üretken olabileceğinizi anlatan bir eser. Bence haklı mı, haklı. Kişilerin daha insanî şartlar altında çalışmalarını, işçilerin tatil ve dinlenme haklarını savunması yönünden kapitalist düzene aykırı bir yazı. Fazla sosyalist ama fazla da doğru fikirler içermekte. Herkese iyi okumalar diliyorum.
Siyaset
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma
10/10
·67 syf.·
Beğendi
·
2018 78. kitabı
Tembellik Hakkı bölümleri Önsöz , Felaket Bir Dogma , Çalışmanın Kutsanması , Aşırı Üretimin Sonuçları , Yeni Besteye Yeni Güfte ve Ek olarak 6 bölümden oluşuyor. Lafargue anlatısında toplumu zenginleştirmek için çalışmanın eleştirisini yapıyor. Aslında savunduğu ve övdüğü şey tembellik etmek değil, gereksiz ve fazla çalışmanın önüne geçmek. Günlük on iki hatta on dört saati bulan çalışma sürelerimiz ne kadar verimli ? Aynı işi on saatte de tamamlayabiliyorsak eğer ( ki bu İngilizler tarafından kanıtlanmış ve kendileri çalışma sürelerini kısaltmalarına rağmen hala dünyanın birinci sanayi ulusu) neden günde on dört saat çalışıyoruz. Teknolojinin gelişimiyle üretilen makinelerin insan gücünün yerini alarak işçilerin çalışma sürelerini kısaltması gerekirken işçi kesimi adeta makinelerle rekabete girerek onları geçmeye çabalıyor. 'İyi bir işçi kadın, iğle dakikada beş ilmik atarken, bazı değirmi dokuma tezgâhları aynı süre içinde otuz bin ilmik atmaktadır. Bu durumda, makinenin her dakikası, işçi kadının yüz saatlik çalışmasına denktir; yahut, makinenin çalıştığı her dakika işçi kadına on gün dinlenme sağlamaktadır. Dokuma sanayisi için doğru olan şey, modern mekaniğin yenilediği aşağı yukarı bütün sanayiler için de doğrudur. Ama ne görüyoruz? Makine mükemmelleştikçe ve insanın çalışmasını giderek büyüyen bir sürat ve kesinlikle yere serdikçe, işçi, dinlenme süresini aynı ölçüde uzatmak yerine, sanki makineyle rekabet etmek istiyormuş gibi, daha büyük coşkuyla çalışıyor. Ey saçma ve cani rekabet!' Ülke refahı için çalışan işçiler, tüketmeyi bilmiyor, kendi ürettiklerini dahi tüketemiyor. Ülke zengin ancak halkı fakir. Aşırı üretimin en olumsuz sonucu olarak hayatlarımız aynı eksen etrafında dönüyor ve biz sevdiğimiz şey uğruna çalışmak yerine bizi makinelerle
Felsefe
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.