·
Okunma
·
Beğeni
·
347
Gösterim
Adı:
Sermaye Dini
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709260
Orijinal adı:
La religion du capital
Çeviri:
Alev Er
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Yaklaşık 130 yıl önce, Paul Lafargue’ın önderlerinden biri olduğu Fransız İşçi Partisi’nin yayın organı Le Socialiste’te yayınlanan bu küçük güldürü hem tarihsel bakımdan hem de argümanının yalınlığı ve gücü bakımından Marksist literatürün gerçek bir klasiği sayılmalıdır.
Fransa’da Marksizmin gelişme kaydettiği bir dönemde sermayeye ve sermaye düzenine dair Marksist tezleri dinin toplumsal kontrolü güçlendiren karakteriyle ilişkilendiren Lafargue, sermayenin nüvesindeki dinseli afişe ediyor. Sermaye Dini’ndeki metinlerin yapısını Kitab-ı Mukaddes geleneğine uygun şekilde oluşturarak, Marx’ın yaşamı boyunca sürdürdüğü siyasal iktisat eleştirisinden devraldıklarını, dinin ve sermayeyi yeni bir din olarak kabul eden kapitalizmin eleştirisine yönlendiriyor.
Kapitalizmin geçirdiği dönüşüme rağmen, sermeyenin mantığının ve doğasının hiçbir şekilde değişmemesi nedeniyle güncelliği koruyan bu metin, hicivle kurgunun, yer yer analitik değer taşıyan pasajlarla zekice yapılmış propagandanın başarılı bir harmanı.
93 syf.
İnceleyeceğim derken fazla spoiler vermemek gerek. Kitabı okuyalı epey oldu. Hem alanım gereği (ilahiyatçı olunca) hem de ülkem adına yaşadığım güncel endişelerden ötürü kitabı okuma ihtiyacı hissetmiştim. Aslında aklı başında olan her insanın ülke güncelinde dinin tamamen bir sermaye-iktidar aracı haline getirildiğini görebileceğini duyuyorum.

Paul Lafargue'ı Tembellik Hakkı ile tanıyorduk. Tembellik Hakkı'nda ki tembellik savunusuyla. O kitapta kapitalist yaşam koşullarında emekçinin içinde bulunduğu durumu gözler önüne serer Lafargue ironiler, analizler ve örneklerle.

Sermaye Dini ise bir eksikliği tamamlıyor. Dünyanın ve insanlığın en eski kurumlarından biri olan dinin muktedirler, sermayedarlar aracılığıyla nasıl "afyon" olarak kullanılabileceğini yazıyor.

Hatta erinmeyip birde ironik bir dille bu sermaye dininin ilmihalini yazıyor Lafargue. Patronla din adamının nasıl el ele verip işçiyi sömürdüğünü ve bu emek hırsızlığını inanç yoluyla nasıl meşrulaştırdığını anlatıyor.

Belki de şu an ki Türkiye'nin ilmihalini yazıyor Lafargue. İçinde bulunduğumuz o boğucu koşulları anlatıyor. Güç tapıncıyla gözleri kör olmuşların görmek istemeyeceği gerçekleri yazıyor Lafargue. Çok uzun zamanlar öncesinden.


Sermaye dini, Sel yayıncılığın Red kitaplığı serisine ait. Bu serinin diğer kitapları da çok iyi.

Sömürüyü, hırsızlığı, abdestli kapitalizmi reddeden bütün herkesin okuması gereken kısa ve öz bir kitap.

Şimdiden okuma listesine kaydedenlere iyi okumalar.
93 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitaba başlamadan önce uzun bir 'sunuş' yazısı mevcut. Tabi bu sunuş yazısı çok teknik olduğu için benim ya da bizim gibi 'normal' okuyucu çok fazla bir şey anlamayabilir. Sunuşun birinci kısmı tarihsel bir açıklama içerirken, ikinci kısım okunacak kitap hakkında bilgi içerir. Çünkü burada 'Lafargue'in çeşitli tarihlerde yazdığı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur' diyerek kitabın nasıl oluştuğu hakkında bir ön bilgi veriyor.

Tabi ki yaşadığı dönemi anlattığı için o dönemin bilinmesi okur için daha faydalı olur ama anlatılan metinler günümüzde de
hala geçerliliğini korumakta. Her olayı kendi tarihi dönemi içinde değerlendirmek daha doğru olur. Bu yüzden okunan
metni de (yani kitap) bu çerçevede değerlendirmekte fayda var. Kitap 1887 yılında ilk olarak Fransa'da yayımlanmış.

Sunuş yazısından anladığımız kadarıyla 'kitabın parçalarını oluşturan bölümlerin her biri Kitab-ı Mukaddes geleneği ile
çağın modern kapitalistleri arasında sıkı örülmüş ve alaycı bir mizahla hikayelendirilmiş bir özdeşleştirme mahiyetindedir (s17)' diyerek içerik konusu hakkında ön bilgi sahibi olmamızı sağlıyor.

1.Bölümde, Londra Kongresinde dini, siyasi, ekonomik kodamanlar tarafından bir toplantı düzenlenir. BU toplantıya doğrudan veya dolaylı bir şekilde katılan kodamanlar yeni bir fikrin yayılışı üzerinden toplantıya katılanlara fikirlerini
anlatırlar. Bunu yaparken de hem kendi gerçeklerini hem de ironi aynı şekilde anlatılır. Örneğin, Papa'nın elçisinin söylediği gibi: "Eskiden insan zihnini yöneten, ona hakim olan başlıca güç dindi. Çalışanlara uysala boyun eğme, boş hayaller peşinde koşup, gerçeklikten uzak durma, ilahi mutluluk düşleri kurup dünyevi acılara katlanmayı öğretirdi (s30)". diyerek o düşüncenin miadını doldurduğu anlatılır.

Kodamanlar topluluğu, yapılan toplantılar sırasında beğendikleri veya beğenmedikleri fikirleri söyleyip ayrıca fikir
çatışmasında az da olsa yaşandığı yerdi. Ama şu cümle tarihin tozlu sayfaları içinden çıkıp bugünün dünyasına da aynı şekilde ışık olmuyor mu? "Tek din Sermaye dinidir." Bu cümle bile düşünmeye değer ya da insanı düşünmeye sevk etmiyor mu? Ciddi, iddialı, öyle hafife alınacak, eh deyip geçilecek bir cümle de değil. Geçmişten bugüne gelindiğinde hala bu 'acı gerçekle' karşı karşıya kalmıyor muyuz? Sermayenin tek egemen ve herşeyi kontrol ettiği bir ortamda dinleri de kullanmıyorlar mı? Dinin kendisini değil, onların istediği din kullanılmıyor mu? Çok su kaldıracak bir konu.

Kitabı okudukça 'Sermaye Dini' hakkında bilgi sahibi olunuyor (ya da şu an da bile bunu yaşamıyor muyuz?). Birileri komplo teorisi diyecek ama 'yeni dünya düzeni' savunucuları ve onların arkasındaki güçler de tek din olacak, kendilerine biat edecek bir yapı içinde uğraşmıyorlar mı? Tek din yani 'Sermaye Dini'. Tüm dinlerin yıkıldığı insanlığın tek ve gerçek sermayenin boyunduruğu altında birleştirecek bir dine itaat etme yolunda çalışmalarının sürdürmüyorlar mı? Ya da bana göre öyle.


Kitap içinden alıntı yaparken kendi oto-sansürümü uygulamak zorunda kaldım. Bazı şeyler birilerini rahatsız edebilir diye
alıntıdan muaf tuttum.

Kitabı okumadan önce şunun bilinmesinde fayda var. O da yazarın Marksist ve ateist olması. O yüzden din-sermaye ikilisinin toplumu ezdiğini, sorunların kaynağının bu ikili olduğunu ifade edip, doğrudan din ve sermayeye savaş açıyor. Tabi burada bahsettiği kendi dönemi içinde Avrupa'da sanayileşme yılları olduğunun unutulmaması gerekir.İnsanların hiç bir hakkının olmadığı sadece karın tokluğuna ondört, onbeş saat çalıştırıldığı bir sanayileşme döneminde bu emekçi kesimin sırtından para kazananları eleştirmek amaçlı yazılmış. Burada Tanrı inancı ve 'buna ağır laflar ediliyor. O yüzden kitabın çıkış amacını da iyi okuyup ona göre düşünmekte fayda var.


Ezcümle: Tekrar okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim.

Notlar:

+ Dikkat! Okuyacağız veya okumayı düşündüğünüz kitap dini inançlarınıza aykırı ifadeler içerir. Kitapta yazan düşüncelerden hoşlanmayabilirsiniz ama içeriği tam okuduğunuzda 'evet, bu doğru' diyeceğiniz çok sayıda yer vardır. Fakat biliniz ki, ateist bilgi içerir!
+ Bu kitap 13-17 Temmuz 2018 tarihleri arasında okunup, notlar çıkarılıp, 13 Kasım 2018 tarihinde düzenlenip, siteye
eklenmiştir.
93 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Günümüzün ekonomisini anlatan inçe bir kitap. Aslında herkesin bildiği , zaman zaman da kendi çıkarı için görmezden geldiği, ama bir türlü açık söylemekten çekindiği , yaşamın farkli durumlarını mizah diliyle ( tapmak ) anlatmış.
93 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sarkastik insanları seviyorum. Eğer verecek bir mesajı olan insanlar varsa ve bu mesajlarını sarkastik mizahla veriyorlarsa onları daha çok seviyorum. Paul Lafargue her ne kadar kendisini Marksist olarak tanımlamasa da Marksizm’e yaptığı katkılar fazlasıyla kayda değerdir. İlk kitabı ‘’TEMBELLİK HAKKI’’ sanırım Marx’ın manifestosundan sonra insanı devrim ateşiyle harmanlayacak kadar fazlasıyla ezilmişliği, adaletsizliği ve en önemlisi burjuva sömürüsünü anlatan en nadide eserlerden biri. Uzun bir süre sonra Sermaye Dini ile Lafargue’ye bir selam gönderdim ve inanıyorum ki beni yine en derinlerden sarsabilen bir yazar olduğunu bana kanıtladı. Yazının ilk başında sarkastik insanları sevdiğimi söylemiştim. Evet, Lafargue bu eserinde fazlasıyla bu yönünü göstermiş. Burjuvayı yıkamıyorsan onunla alay et, ve överken aslında onu nasıl yerdiğini ona hissettirmeden; alaşağı etmeyi başar. Lafargue bunu fazlasıyla başarıyor. Kitabı öneririm. İnce ama etkili bir kitaptır. İyi Okumalar…
Ben Sermaye'yim, alemin efendisiyim, kapitalist de benim temsilcimdir: onun önünde bütün insanlar eşittir, hepsi aynı şekilde iki büklüm, onun istismar ve sömürüsüne açıktır. İşgücünü kiralayan amele, akıl ve bilgisini sunan mühendis, namusunu satan veznedar, vicdanını aldatan milletvekili, cinselliğini pazarlayan işret kızı, hepsi kapitalistin sömüreceği ücretlilerdir.
Paul Lafargue
Sayfa 73 - Sel Yayıncılık
Siz Bay Batılılar; Özgürlük adına zulmetme, Eşitlik adına sömürme, Kardeşlik adına insanları mitralyöz ateşine tutma sanatlarını bizlere siz öğrettiniz; siz bizim ustalarımız, hocalarımızsınız.
Toprağı işlesin, madenleri eritip döksün ve kumaş dokusun diye kadın ve erkeklerden oluşan bir sürüsü vardır onun; atölyeleri yönetsin diye müdürleri ve ustabaşları, onun için düşünsünler diye alimleri vardır. Kapitalistin çalıştığı tek yer heladır; yer ve içer ki gübre üretebilsin.
Paul Lafargue
Sayfa 67 - Sel Yayıncılık
PAZAR (TESİ) DUASI

Sermaye; nehirlerin yolunu değiştiren ve dağları delen, kıtaları ayıran ve ulusları birleştiren; malları ve yaşamın kaynağını yaratan, kralları ve tebaaları, patronları ve işçileri yöneten, hükümdarlığı yeryüzüne tesis edilmiş dünyevi ve Kadir-i Mutlak Rabbimiz,

Bize ürünlerimizin kalitesine bakmaksızın alacak çok fazla müşteri veriniz;

Bize başkaldırmadan tüm işlere boyun eğecek ve vereceğimiz en düşük ücret ile mutlu olacak sefil işçiler veriniz;

Bize emirlerimize inanacak enayiler veriniz;

Borçlularımızın borçlarını bize eksiksiz olarak ödemelerini sağla ve böylece banka kağıdımızı vaktince iskonto etsin;

Mazas'ın kapılarının bize kapanmamasını sağla ve iflası bizden uzak tut;

Kesintisiz olarak kâr etmemizi sağla.

AMİN.
Paul Lafargue
Sayfa 53 - Patika Kitap
Kapitalist cebine attığı parada fark gözetmez; ister gözyaşıyla ıslanmış olsun, ister kan ya da terle.
Paul Lafargue
Sayfa 69 - 1.Basım Nisan 2018 Sel Yayıncılık
Milletvekilinin vicdanını,papazın duasını,askerin cesaretini,mühendisin bilgisini,veznedarın namusunu parayla satın alan siz değil misiniz ?
Kapitalist özgür olmak ve kâra daha kolay ulaşmak için dostluk bağlarını, aşkla ilişkisini keser; ne arkadaş tanır ne kardeş ne ana ne karı ne de çocuk; kazanmak için böyle davranmak şarttır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sermaye Dini
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709260
Orijinal adı:
La religion du capital
Çeviri:
Alev Er
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınları
Yaklaşık 130 yıl önce, Paul Lafargue’ın önderlerinden biri olduğu Fransız İşçi Partisi’nin yayın organı Le Socialiste’te yayınlanan bu küçük güldürü hem tarihsel bakımdan hem de argümanının yalınlığı ve gücü bakımından Marksist literatürün gerçek bir klasiği sayılmalıdır.
Fransa’da Marksizmin gelişme kaydettiği bir dönemde sermayeye ve sermaye düzenine dair Marksist tezleri dinin toplumsal kontrolü güçlendiren karakteriyle ilişkilendiren Lafargue, sermayenin nüvesindeki dinseli afişe ediyor. Sermaye Dini’ndeki metinlerin yapısını Kitab-ı Mukaddes geleneğine uygun şekilde oluşturarak, Marx’ın yaşamı boyunca sürdürdüğü siyasal iktisat eleştirisinden devraldıklarını, dinin ve sermayeyi yeni bir din olarak kabul eden kapitalizmin eleştirisine yönlendiriyor.
Kapitalizmin geçirdiği dönüşüme rağmen, sermeyenin mantığının ve doğasının hiçbir şekilde değişmemesi nedeniyle güncelliği koruyan bu metin, hicivle kurgunun, yer yer analitik değer taşıyan pasajlarla zekice yapılmış propagandanın başarılı bir harmanı.

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Giray Dilek
  • Subcomandante Marcos
  • Xxxx
  • sertaç
  • Özgür
  • Ç.
  • Viyan
  • Kitapokuyun
  • Tarihsel Maddeci
  • Oktay Demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%11.1 (1)
8
%55.6 (5)
7
%0
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0