Yaz gecelerinin çoban yıldızı, ovada bir dalga gibi sahile doğru akan, damlarda kurulan yer yatağına değen, taze ve serin bir kokuydu zülüflerinden kopup gelen.
Bayram sabahlarında yaşlı bir yüzde beliren tatlı bir tebessüm.
Nereye baksam bir çift göz gelir gözlerimin aynasına oturur.
Baharda yağmur sonrası bulutların ardından yükselen gökkuşağı, gerdanına dizili boncuklar.
Kör sonbahar gecelerinde keçenin yanına koyulan, rüzgarı okşayan bir ateşin kenarında kırık bir radyodan dökülen içli bir türkü hatırımda dolaşan.
Ekin kenarlarında yolunan taze ot kokusu teninden genzime akan.
Kapalı, yüksek pencere kenarlarına yuvalamış gerine gerine ilk kanat çırpınışlarını yapan bir güvercin yavrusu .
Toprak damların sırtına yaslanmış ahşap merdivenlerden süzülen, kulunçlarına yel vurmuş, gece yorgunu bir yüz.
Şimdi; mevsim yorgun bir yaprak,
Çık gel, bu güz .
Mustafa Asiltekin
#AğustosŞiirleri💐📻🌸❣️