Sakisa

Sakisa
@Sakisa
Roman, Şiir ve şarkı sözü yazarı. Kelimelerle düşünen, farkındalıkla üreten biri. Sosyal medya uzmanı, içerik editörü ve bilgisayar operatörü.
Adalet Nerede?
Sokaklar kan kokar, dosyalar ağır, Manşetler bağırır, sonra hepsi sağır. Bir isim düşer ekrana bir akşam; Sabaha unutulur, düzen devam. Bir ülkede suç belliyse ama ceza flu, Bir kapı kapalıysa, anahtar kimde bu? Kimse suçlu değil, herkes görevli, Ne garip…hep görev var, sonuç problemli. Katiller dolaşır, gölgeleri serbest... Bazıları için yasa hızlı, bazılarına test, Bir taraf kelepçe, bir taraf kravat... Terazi şaşarsa, adalet yalan olur rahat. Adalet var derler, kağıt üstünde, Ama neden hep geç gelir, mezar üstüne? Kan soğur; dosya bekler, Beklemek bazen kararın kendisi derler. Bir açıklama gelir, cümleler dolu, Ama bir can geri gelmez, bu net konu... Herkes “usule uygun” der geçer, Vicdan sorar: Usul mü, insan mı değer? Toplum susar, çünkü alışır, Her sessizlik yeni bir suça karışır. “Beni ilgilendirmez” derken Sıra gelince herkes adalet ister erken.
Reklam
Gece...
Gece yarısını geçti. Sorular yine cevaplardan kalabalık. Ama olsun. Bazı geceler çözmek için değil, hissetmek içindir. S.A.
Adalete sormuşlar: “Neden hep terazidesin?” Adalet cevap vermiş: “Çünkü bu ülkede, vicdan ayakta duramıyor.” S.A.
Adalet...
Ey Adalet, sen benim ülkemde neredesin? Mahkeme kapılarında mı kayboldun, Yoksa dosyaların arasında mı Sustun? Bak, Bir çocuk toprağın altında, Bir anne mezar taşına sarılıyor. Ben sana soruyorum: Buna ne diyorsun? ADALET: "Beni arıyorsun. Buradayım. Ama beni böyle istemiyorsun. Ben kanunum. Ama beni uygulayan eller Kararsız. Ben teraziyim. Ama kefeme Vicdan koyan az. Suçlunun yanında durmam. Oraya itilirim. Haksızlığın önünde eğilmem. Beni eğdirirler.
KENDİNE GEL: BU SADECE BİR CİNAYET DEĞİL
Yan baktı diye bir çocuk öldürüldü. Adı Atlas’tı. Bu cümle bile başlı başına bir utançtır. Bu olay “bir anlık öfke” ile açıklanamaz. Bu, bireysel bir sapma değil; toplumsal bir çöküştür. Çünkü öfke kendiliğinden bu hâle gelmez. Öfke; eğitimsizlikle, cezasızlık algısıyla, şiddeti güç sanan bir dille büyütülür. Bir çocuğun eline bıçak düşüyorsa burada sadece o çocuk konuşulmaz. Aile susmuştur. Okul yetersizdir. Sistem kördür. Yetkililer geç kalmıştır. Toplum ise en büyük hatayı yapar: Alışır. Alışmayın! “Çocuktur, günah yazılmaz” gibi cümlelerle meseleyi hafifletmeye çalışmak, hem dini hem vicdanı istismar etmektir. İslam, canı kutsal sayar. Bir can gittiğinde yaş tartışması yapılmaz. Çünkü ölen geri gelmez. Atlas’ın yaşı konuşuluyor. Ama kimse şunu sormuyor: Bu çocuklara öfkeyle ne yapacaklarını kim öğretti? Şiddeti erkeklik sanmayı kim normalleştirdi? Önlem almak yerine kim sustu? Bu ülkede çocuklar korunmuyorsa, gelecek korunmuyor demektir. Ve bilinmelidir ki:
Reklam