umit bulut

Hirosima ve Nagazaki
Ikinci Dunya Savasi'nin hemen arefesinde, 2 Agustos 1939'da Alman asilli Amerikali bilim adami Albert Enistein, Amerikan Baskani Franklin Roosvelt'e bir mektup yazarak Nazi Almanya'sinin atom bombasini yapiminda kullanilabilecek Uranyum 235'i saflastirmaya calistigi uyarisinda bulundu. Amerika buna kayitsiz kalamazdi ve boylelikle Manhattan Projesi olusturuldu. Projenin basindaki isim daha sonra "atom bombasinin babasi" olarak adlandirilan Robbert Oppenheimer'di. 16 Temmuz 1945'de Los Alamos'da ilk deney gerceklesitirildi ve basariya ulasti. Manhattan Projesi, Nazi Almanya'sina karsi yurutulen bir program olarak baslamisti. Almanya'nin yenilmesinin ardindan bazi bilim adamlari, bu silahi ilk kullananin Amerika olmamasi gerektigini savunmaya basladi. Albert Einstein, her ne kadar savas karsiti olsa ve atom bombasinin gelistirilmesinde dogrudan rol almasa da atom cekirdeginin parcalanmasi durumunda ortaya korkunc bir enerji cilabilecegi teorisiyle atom bombasina ilham vermisti. Onunla da kalmamis Nazilerin atom bombasi pesinde oldugunu duyunca Abd Baskani Rossevelt'e Almanlardan once atom bombasi yapmalarini tavsiye etmisti. Savas sonrasinda "Bu hayatimda yaptigim en buyuk hata" diyecekti. Hirosima, Kokura, Nigata veya Nagazaki'nin atomlanmasina karar verildi. 6 Agustos 1945'te Paul Tibbets tarafindan komuta edilen Enola Gay adli ucak, saat 8.15'te 60 kg U-235 iceren "little boy" isimli bombayi Hirosima'ya birakti. Bomba, sehrin 600 metre uzerinde patladi. 70 bin kadar Japon ne oldugunu bile anlamadan kule dondu. Patlamanin olusturdugu yikimin yaricapi yaklasik 1,6 kilometreydi. 11,5 kilometre capindaki bir alan tamamen yanip kul olmustu. 76 bin evden 70 bini toz oldu. Truman bir kac saat sonra telefizyonda "Eger sartlarimizi kabul etmezlerse bu dunyada daha once
Siyaset
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Auschwitz'de Yahudi Soykirimi
Hitler donemindeki yaygin anlayisa gore Almanlar, Aryan olarak bilinen ustun ari irkiydi. Digerleri ancak onlarin kolesi olabilirdi. Bir de kole bile olamayacak, "kanlari ve genleri bozuk" oldugu icin imha edilmesi gerekenler vardi: Yahudiler! Yahudi dukkanlari boykot edilip yagmalandiktan sonra 1935 yilinda ari olmayan irklarin ari irklarla evlenmesi yasaklaniyor. 1938'de Yahudilere Yahudi ismi tasima zorunlulugu getiriliyor. 1941'de yakalarinda davut yildizi tasima zorunlulugu getiriliyor. Almanlar, Ruslarla olan savasinda ise yarar olanlari calistirmak amaciyla esir alirken ise yaramayacaklari kursuna diziyordu. Fakat cok vakit aldigi icin daha hizli bir yol buldular: Gazlama kamyonlari! Kamyonlara doldurulan Yahudiler egzoz gazinin iceri verilmesiyle zehirleniyorlardi. Akabinde engelliler de kiyim kapsamina alinmaya basladi. Kamplara doktor olarak gelen Joseph Mengele tutuklular uzerinde akla hayale gelmeyecek deneyler yapiyordu. Tutuklular yuksek ve dusuk basincli odalara kapatiliyor, buzlu suya yatirilarak ne kadar dayanabilecekleri olculuyor, bedenlerine yeni mikroplar enjekte ediliyor, anestezi yapilmaksizin ameliyat ediliyorlardi. Ikizler ve cuceler uzerinde yapilan deneyler sapikli sinirlarini zorluyordu. Kalitimin etkisini olcmek icin ikizlerin kanini birbirine enjekte ederek tepkilerini olcuyor, goz renginin kalitsal ozelliklerini incelemek icin gozlerine farkli renklerde murekkepler enjekte ediyordu. Gaz kamyonlari yetersiz kalinca devreye Zuklon B girdi. Madde kapali alanda yaydigi buharla, ortamdaki oksijene gore bes ila yirmi dakika icinde soluyani olduruyordu. Zuklon B'nin geride biraktigi kurbanlar, bu kez de ozel olarak bu is icin hazirlanmis firinlarda yakiliyordu. Muttefik devletler Auschwitz'de olanlari ogrenmesine ragmen oraya mudahale
Siyaset

umit bulut

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.·
Beğendi
·
12 günde okudu
·
2024 6. kitabı
Ali Çimen
7.9/10 · 873 okunma
Birinci Dunya Savasi sonrasinda kurulan ve Birlesmis Milletler'in oncusu olan Milletler Cemiyeti, 1922'de "Filistin'de yasayan halklar kendilerini yonetebilecek duruma gelene kadar" bolgenin Ingiliz mandasi olarak kalmasina hukmetti. Bolgenin adi Filistin Mandasi olmus; Filistin adi resmiyet kazanmisti. Milletler Cemiyeti, mandayi kabul etmekle kalmamis, Balfour Deklarasyonu'nun hedefini hayata gecirmekle de gorevlendirmisti. Yani Yahudiler icin bir "yurt" kurulma hedefini. Araplar bu duzenlemeye itiraz etti. Yahudilere ait bir ulke kurulursa teknolojik acidan guclu, Batililarin destegini almis ve dini acidan cok farkli bir milletin boyundurugu altina girmekten ve son tahlilde topraklarindan atilmaktan korkmuslardi. Taraflar genel olarak Filistin'i paylasmak istemedikleri gibi uc dince kutsal sayilan Kudus'u de paylasamiyorlardi. Yahudilerim kutsal saydigi Suleyman Tapinagi'nin insa edildigi Tapinak Tepesi, Kudus'teydi. Tapinak Tepesi'ni cevreleyen antik istinat duvarinin bir kismi, bugun "Aglama Duvari" olarak bildigimiz buyuk bir parcasi hala ayaktaydi. Bu kutsallik yiginini daha da icinden cikilmaz hale getirense Tapinak Tepesi ile Muslumanlarin kutsal bildigi Kubbetus-Sahra ve Mescid-i Aksa gibi yapilari barindiran Harem-i Serif'in ayni yer olmasiydi! Emevi halifesi Abdulmelik, 691'de Hz. Muhammed'in miraca ciktigina inanilan yerde ayagini bastigi yere altin kubbesiyle tanidigimiz Kubbetus-sahra'yi, hemen karsisina da Mescid'i Aksa'yi yaptirmisti.
Sayfa 211·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Evanjelikler
Osmanliyla savasan Ingiliz kuvvetleri 1917'de Kudus onlerine kadar geldiginde Ingiliz Disisleri Bakani Arthur Balfour, Yahudilerin Filistin merkezli vatan ozlemine destek olarak yorumlanabilecek bir adim atti. 2 Kasim 1917'de uluslararasi Siyonist hareketin liderlerinden Lord Rothschil'e bir mektup yazarak Ingiliz Hukumetinin Filistin'de Yahudiler icin bir "yurt" kurulmasina sempatiyle baktigini ancak Filistin'de Yahudi olmayan topluluklarin sivil ve dini haklarina saygi gosterilmesi gerektigine isaret etti. Sonuc olarak kisaca Balfour Deklarasyonu olarak bilinen bu mektubun ardinda, donemin Basbakani Lloyd George basta olmak uzere gelen Ingiliz Siyasetcilerin Siyonizm'e duydugu sempati kadar Itilaf devletleri adina Yahudilerim destegini kazanma arzusu da vardi. Bu baglamda ozellikle Amerika'daki buyuk Yahudi nufusunun ve henuz savasa tum gucuyle asilmayam Abd'nin destegi onemliydi. Amerika'daki Hristiyan toplumunun en tutucu ve radikal kanadini olusturan "Evanjelikler", Yahudilerin secilmis irk olduguna ve vaadedilmis topraklarda hakimiyet kurmalari gerektigini savunur, bu ugurda Yahudilere yardim edenlerin kurtulusa ereceklerine inanirlar. Zira onlara gore "Isa Mesih, ancak Yahudiler vaadedilmis topraklara hakim oldugunda dunyaya donecek ve insanligi kurtaracak"tir. Evanjelik oldugu bilinen Abd Baskani George W. Bush'un Israil'e kayitsiz sartsiz destek vermesi hala hafizalardaki sicakligini koruyor.
Sayfa 206·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum