Sali

Sali
@Salithecat
21 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Bireylerin toplumsal işlevlerini yerine getirebilme yeteneği bakımından doğuştan getirdikleri farklar, her zaman, hiyerarşik bir toplumun gerekli olduğu şeklinde yorumlanmamıştır. Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi'nde, komünist toplum konusundaki görüşünü "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre" şeklinde özetler.
Reklam
Biyolojik determinizmin üç iddiası
Eşitlik ideolojisi, eşitsizliği toplumsal yapıdan çıkarıp bireylerin doğasına mal ederek bu eşitsizliğin hükmettiği toplumların oluşumuna karşı çıkmış olmaz; aksine bunu destekleyen bir silaha dönüşür. (1) Öncelikle, toplumdaki eşitsizliklerin bireylerin doğuştan gelen farklı nitelik ve yeteneklerinin doğrudan ve kaçınılmaz bir sonucu olduğu ileri sürülür... (2) İkincisi, liberal ideoloji kültürel determinizmi benimseyerek yaşam koşullarını ve eğitimi vurgular; biyolojik determinizm ise başarı ve başarısızlıkları büyük oranda bireyin genlerine kodlanmış olarak görür. Bu yaklaşıma göre nitelik ve yetenekler, ailede nesilden nesile geçecektir. (3) Son olarak da bireyler arasındaki bu tür biyolojik farklılıkların hiyerarşik bir toplum gerektirdiği çünkü statü, zenginlik ve güç hiyerarşilerinin biyolojinin belirlediği insan doğasının parçası olduğu ileri sürülür. Bu unsurların üçü de mevcut toplumsal düzenlemelerin tamamen haklı çıkarılması için gereklidir.
Sayfa 95
Gramsci'ye göre bu eserde söylenen şey şudur: değişen sosyo-ekonomik koşullar, kendi başlarına, siyasal değişimler 'üretmezler'. Böylesi değişimlerin mümkün olacağı koşulları oluştururlar sadece. Bu değişimlerin yaratılmasında can alıcı önem taşıyan şey siyasal düzlemde elde edilen 'güç ilişkileridir', muhalif güçlerin siyasal örgütlenme ve savaşkanlık derecesidir, bir araya gelme başarısı gösteren siyasal ittifakların gücüdür ve onların ideolojik alanda mücadeleye hazır olma hususundaki siyasal bilinç düzeyleridir. İşte bu tartışma bağlamında iki asal kavram gelişir: 'hegemonya' ve 'tarihsel blok'.
Sayfa 230
Şu anda bizim stratejimizin görevi, düşmanın bir patlamayı zorla kabul ettirmesini kolaylaştırmak değil zorlaştırmaktır. Ama buna rağmen düşmanlarımız bize savaş ilan ederlerse, tereddütsüz kabul etmeliyiz, çünkü büyük tarihsel mevzilerin mücadelesiz teslim edilmesinden daha ağır, daha yıkıcı, daha yok edici, daha maneviyat bozucu bir yenilgi yoktur ve olamaz.
Bugünün şartlarıyla, ekonomik büyüme çoğumuz için daha iyi bir gelecek vaat etmiyor. Bunun yerine, hızla artan sayıda insan için daha derin ve şiddetli bir eşitsizliğe, şu ankinden bile daha istikrarsız koşullara ve dolayısıyla daha fazla çöküşe, hüsrana, hakarete, aşağılanmaya ve sosyal bir yaşam için daha fazla mücadeleye işaret ediyor.
Sayfa 39
Reklam