1979 yılında Carnegie'de yapılan bir çalışma çocukların geleceklerinin kendi akılları, yetenekleri, çabaları ya da hırslarıyla değil, büyük ölçüde sosyal çevreleriyle, doğdukları coğrafi konumla ve ailelerinin toplumdaki yeriyle belirlendiğini açıkça gözler önüne sermiştir.
İnsanlığın bugün çözmek zorunda olduğu sorun, çözmediği takdirde imha olmak tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı sorun, üretici güçleri geliştirme sorunu değil, bu güçleri hangi amaçla ve hangi toplumsal ilişkiler çerçevesinde kullandığı sorunudur.
"... Bu grev havaya uçup gitse bile bir değeri var. Bu insanların çoğunluğu; soylu Amerikan işçi sınıfı gibi, sermaye ile emeğin ortaklığı gibi zırvalara inanıyordu. Çoğu artık inanmıyor buna. Sermayenin onları ne ölçüde düşündüğünü, bir karınca sürüsüymüş gibi nasıl çabucak üstlerine zehir sıkabileceğini anladılar. Onlara iki şeyi gösterdik... onlar nedir ve ne yapabilirler."
"Sanırım bu grevi kaybedeceğiz. Fakat burada o kadar gürültü koparttık ki, herhalde pamukta greve gerek kalmayacak. Şimdi gazeteler bizim olay çıkardığımızı yazıyor. Ama biz işçilere bir arada mücadele etmeyi öğrettik; işçilerin bir araya geldiğinde gittikçe daha büyük, daha büyük bir kitle haline gelebildiğini gösterdik, anlıyor musun? Kaybetsek ne çıkar ki? Yaklaşık bin işçi burada nasıl greve gidildiğini öğrendi. Bütün işçilere bir arada nasıl greve gidildiğini öğrettiğimizde belki... Bütüne bakmalısın London, yalnızca bu küçük greve değil."