Sali

Sali
@Salithecat
"...eğer biri hayallerine doğru kendinden emin adımlar atarsa ve hayal ettiği hayatı yaşamak için çabalarsa beklenmedik bir zamanda başarıyla karşılaşacaktır. Birtakım şeyleri geride bırakacak, görünmez bir sınırı geçecek; etrafında ve içinde yeni, evrensel ve daha açık fikirli yasalar oluşmaya başlayacak ya da eski yasalar genişleyecek ve onun yararına özgürlükçü bir şekilde yeniden yorumlanacak ve de daha yüksek mertebedeki varlıkların seviyesinde yaşayacaktır. Hayatını basitleştirdiği ölçüde evrenin yasaları daha az karmaşık gözükecek, yalnızlık yalnızlık olmayacak, yoksulluk yoksulluk, zayıflık da zayıflık olmayacak."
Sayfa 285·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Düşünce, inanç, din ve vicdan sorunları, devletle birey arasındaki ilişkilerin değil, bireylerin kendi aralarındaki ilişkilerin konusudur ve bu alan özgür olmalıdır. Devletin görevi de bu bireyler arasındaki alanın özgürlüğünü güvence altına almaktır: Herhangi bir kişi, zümre ya da akımın kendi görüşünü, inancını başkalarına zorla kabul ettirmesini önlemek; özellikle de kendi olanaklarını, yani devlet iktidarı ve mekanizmasını, şu ya da bu inanç ve dinin hizmetine sunmamaktır. İşte laiklik!"
Sayfa 92·Kitabı okudu
"İnsan olmayı öğrenmek": Budur eğitim! "...Kısacası, insanı insan kılan her şeyi, dili, düşünceyi, duyguları, teknikleri, bilimleri, sanatları, ahlakı, insan 'öğrendi'. Şöyle de söylemek mümkün: 'İnsanlığa aday' olarak doğarız; insanlığın kültürel birikimini eğitimle öğrenerek 'insanlaşır'ız."
Sayfa 14·Kitabı okudu
"İhtiyaçlar ve ihtiyaçların giderilmesi arasındaki geleneksel ilişki tersine çevrilmiştir: Tatmin vaadi ve umudu, tatmin edileceği vaat edilen ihtiyaçtan önce gelir ve her zaman mevcut ihtiyaçtan daha yoğun ve çekici olacaktır."
Sayfa 102·Kitabı okudu
John Kavanagh: "Küreselleşme, aşırı zenginlerin daha hızlı bir şekilde para kazanmasına daha çok fırsat vermiştir... Aslında, küreselleşme bir paradokstur: Çok az sayıda insana çok büyük faydalar sağlarken, dünya nüfusunun üçte ikisini dışarıda bırakır ya da kenara iter."
Sayfa 89·Kitabı okudu